Dün haberlerde Umre'ye Hac'a giden insanları gösteriyorlardı. Tamam, ne güzel gidiyorlar gidiyorlarda ortada ibadete gittikleri yer hakkında bir sorun var. Oranın adı Suudi Arabistan. Hani şu Mısır'da ki darbeye destek veren, büyük meblalar yatıran ülke... Her Müslümanın dilinde "Kalbimiz Mısır'da" "Sisi'ye lanet olsun!" nidaları yükselirken, fiilleri neden bu kadar ters düşüyor sözlerine. Yabancı markaları protesto ederlerken şuan için neden Suudi Arabistan'ı da protesto etmiyorlar? Tamam Hac farz ibadet ama, sen farzını gerçekleştirmek için, sorumluluktan kurtulmak için o denli büyük meblalar ödüyorsun ve bu ödediğin para Müslüman kardeşlerinin tenine kurşun olarak gidiyorsa bu işin farzı nerde, sevabı nerde? Bilemiyorum, Müslümanların bu yaptıkları ne kadar doğru, ne kadar insaflıca...
Masal kitabımın sayfaları yırtıldı ve kayboldu. Yırtılan sayfalardan bulduklarımı sizinle paylaşmak istiyorum :)
Yazılarımı okuduktan sonra yorum yapmayacak olsan bile yazımın hemen altındaki "okundu" butonunu işaretle olur mu :)
müslüman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müslüman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Eylül 2013 Cuma
5 Kasım 2011 Cumartesi
CÜMLETEN KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!!! ^o^
bir kötü haber ve güzel neşeli bir yazıyla geldim önce yazıyı yazacağım kötü haber en sona önemini koruması için :)
kurban bayramı deyince aklıma klasik kurban bayramı kartı geldi :)
kurban bayramı deyince aklıma klasik kurban bayramı kartı geldi :)
koç gribi :D her gördüğümde dahada çok gülüyorum bu resme :) kurban bayramı, ramazan bayramı ne kadar küçüklüğümde ki kadar beni heyecanlandırmasa da hoşuma gidiyor. çocukken belkide bayram hazırlığı stresi oladığı için hoşuma gidiyordu kim bilir :D belkide bayram uzun süre görüşemediğim akraba çocuklarıyla oyun oynamayı sağladığı, şeker ve paranın şahsi olarak en çok olduğu zamandı :D ve çok net hatırlıyorum babaannem ve dedemin hac hediyesi olan altın sarısı parlak bir çantam vardı ve bir bayram şart koşmuştum akşama kadar çok canım çekmediği sürece şeker yemeyeceğim ve çantamı ağzına kadar şeker dolduracağım :D gerçekten yapmıştım ama :D akşam eve geldiğimde ablamla(onunda aynı çantadan vardı) çantalarımızı yere boşalttık ve şekerleri yemeye başladık.. o kadar çok şeker yemiştim ki başım ağrıyor miğdem bulanıyordu :D ondan sonra bayramlarda fazla çikolata, şeker yemedim... galiba :D bayramlar çok güzel ama sadece çocuklar için.. pardonda yetişkinler suyunu çıkarıyorlar cidden öff öff on beş yaşıma geldim ve kadınların yanında oturmak zorunda kalıyorum yahu her yıl mı aynı soru sorulur -.-"
-kaç yaşındaydın?
-on beş :)
-kardeşin?
-hayır o ablam :)
-haa :) pardon ablan :)=
-he he he(mecburiiiiiii)
-kaça gidiyorsun?
-dokuz
-??
-orta bir
-hmmm haa sen şunla(tanıdık birinin çocuğu) yaşıttın değil mi?
-evet :) (mecburi gülümseme)
yemin ederim aile büyüklerini ziyarete gidince hep böyle oluyor genelde ben ablamdan uzun olduğum için ben abla o kardeş sanılır, kırk defa usanılmadan yaş, okul, sınıf... anneme çocuk sayısı, anneannemin dedemin hali durumu felan filan <.< artık ben buna yetişkinlerin geyiği diyorum :D ama yalan mı :D
ayrıca HALI SİLMEK ÇOK YORUCUU~~~
okulda son dersteydik. bağırdım kızlaaaaarrrr cümleten kurban bayramınız mübarek olsun!!!! bir iki kişi duydu sadece 5-10 dk sonra tekrar biraz ciyaklayarak KIZLAAAAARRRRR KURBAN BAYRAMINIZ ŞİMDİDEN MÜBAREK OLSUN!!!! taş çatlasa 5 kişi duydu -.-" onlar mı sağırlaştı yoksa ben bağırıyorum sanıyorumda bağırmıyor muyum O.o önemli sorulaaarrr :D neyse bu olay 5 kere felan tekrarladım sonunda YAV DUYMUYOR MUSUNUZ BENİ ŞİMDİDEN CÜMLETEN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!!! dedim ve çoğunluk gülmeye başladı :D sonra kızlarla görüştüm sonrada çıktık okuldan öyle böyle çok hızlı geçen bol sayısal ders dolu sıkıcılık derecesi %50 olan bir gündü :)
HALI SİLMEK GERÇEKTEN ÇOK YORUCUUUU~~~T_T
neyse o can sıkıcı habere geldik cidden çok sinirim bozuldu bunu görünce <_<
national geographic kids dergisini almak için dergi reyonuna gittiğimde ablam farketti bu kapağı. sonrada buraya eklemek için resmini çektik..
başlığa dikkatinizi çekerim!! adanan hayat mı!? bir şey sormak istiyorum.. her gün o sofralarından eksik olmayan biftek, sosis, sucuk veya benzer etli yemekleri için gelen et toprakta mı yetişiyor? varsa öyle bir şey biri bana söylesin! dergiye paylaşa paylaşa neden dini bir şey paylaşıyorlar? neden ispanyadaki o şişlenen kan revan içinde kalan zavallı boğaları, kanada'da katledilen fokları ve balinaları, en önemlilerinden biriside duygusuz sömürü devletlerinin yaptıkları insan katliamı görülmüyor, NEDEN!! ermeni devletinin azerbeycan da, amerikanın ırakta, israilin filistinde yaptığı katliamlar.. daha örneğe gerek var mı? o kadar çok örnek varki canavarlaşan insanlar hakkında.. eleştire eleştire dinimizde farz olan kurbanı eleştiriyorlar. <.< üstelik tek suçumuz ne biliyor musunuz. tek suçumuz normalde basit hatta hiç önemsenmeyen basit bir yemek için kesilen hayvanların miktarının bilinmeyip müslümanların kurbanda kestiği hayvanların aşağı yukarı miktarının bilinmesi.. SUÇUMUZ BU! Allah'a adamış olmamız suç(!) önceden bu dergide yine sorunlar vardı darvin i savunuyordu ama yinede alıyordum çünkü çocuk dergisi güzel ve kaliteli dinle pek alakalı değildi ama bundan sonra isterseler darvin görüşünden vazgeçsinler almam bu dergiyi ne kids dergisini nede bu dergiyi... olayın ciddiyetine varıp bunu duyurmanızı rica ediyorum sizden. birde dikkatimi çeken bir ayrıntı var... bu derginin reklamını radyoda çok duydum, henüz televizyonda reklamını görmedim fakat radyoda sanki insanların hayatının adandığından bahsedermiş gibi söylüyorlardı veee en garibi ise tek bir haber kanalında bile bu derginin bu sayısını provoke edildiğini görmedim.. hiç hoş değil gerçekten....
bu can sıkıcı haberden sonra, herkese iyi bayramlar dilerim umarım bu kurban bayramını tatillerde değilde sevdiklerinizin yanında aynı bir çocuğun bayramdan aldığı zevkle geçirirsiniz ^^
Etiketler:
Allah,
bayram,
canada,
darvin,
dergi,
din,
islami,
kanada,
kids,
kurban,
kurban bayramı,
mübarek,
müslüman,
national geographic dergisi,
proovakasyon
29 Ocak 2011 Cumartesi
Yusuf İslam
Cat Stevens - Yusuf İslam (asıl adı Stephen Demetre Georgiou, d. 21 Temmuz 1948; Londra, İngiltere). Genellikle müzik kariyerinin başlangıcında aldığı Cat Stevens sahne adı ile bilinen İngiliz şarkı sözü yazarı ve müzisyen. 1977 yılında Müslüman olmuş ve bundan iki yıl sonra da Yusuf İslam adını almıştır..
Cat Stevens ismiyle tanınmaya başlayan Georgiou, çoğu 1960'lı ve 1970'li yıllarda olmak üzere 60 milyondan fazla albüm satmıştır. "Wild World", "Father and Son", "Morning Has Broken", "Peace Train" ve "The First Cut Is the Deepest" gibi ünlü parçalarıyla hatırlanır.
1976 yılında geçirdiği kazadan 1 yıl sonra İslam dinini seçmiş ve 1979 yılında Yusuf İslam ismini almıştır.
Çocukluğu ve gençliği
1948'de doğmuş, Kıbrıslı Rum bir babanın ve İsveçli bir annenin üçüncü çocuğu olan Cat Stevens'ın asıl adı Steven Demetre Georgiou'dur.
Babası Yunan Ortodoksu olmasına rağmen Steven bir Katolik okuluna gitti. 8 yaşındayken annesi babası boşandı, bir süre beraber yaşadılarsa annesi oğlunu alıp İsveç'e döndü. 16 yaşındayken okulu bıraktı, daha sonra Sanat Okulu`na girdi ama oradan da ayrıldı.
İlk hit parçasını ve albümünü 18 yaşındayken yaptı. "I Love my Dog" şarkısı Cat Stevens'ın doğuşu anlamına geliyordu. 1966 yılında Matthew and Son albümünü piyasaya sürdü. Bu dönemde Cat Stevens ismini aldı. 1967'de yayımlanan New Masters albümü fazla tutulmadı, bu albüm sonradan birçok kişi tarafından yorumlanan The First Cut Is the Deepest parçasıyla hatırlanır.
1968'ların başında 19 yaşındayken Stevens tüberküloza yakalandı. Aylarca hastanede yattığından müziğe tekrar dönmesi 1970`i buldu.
1970'de yayımladığı folk müzik temeline oturtulmuş, önceki albümlerinden de biraz farklı sayılan Mona Bone Jakon yayımladı. Bu albümde o dönemki aşkı Patti D'Arbanville için yazılmış (daha sonra bir klasik halini alan) "Lady D'Arbanville" parçası da yer alır. Cat Stevens, 1970'in ikinci yarısında yayımladığı uluslar arası bir başarı yakalayan Tea for the Tillerman albümüyle yoluna devam etti. Wild World parçası bu albümdeki en beğenilen ve popüler parça oldu.
Kendine has bir müzik oluşturan Stevens 1971`de çıkardığı Teaser and the Firecat albümüyle başarının tadını çıkarmaya devam etti. Bu albümde "Peace Train", "Morning Has Broken" ve "Moonshadow" gibi birçok hit parça yer alıyordu.
1970'li yıllarda yeni albümler yayımlamaya devam etti.
Müslüman Oluşu
1976 yılında bir kaza sonrası boğulmak üzere olan Cat Stevens, kendisini kurtarması için Tanrı'ya yalvarmış ve yıllar sonra VH1 kanalında o anı şöyle söylemiştir: “Oh God! If you save me I will work for you.” ("Oh Tanrım, eğer beni kurtarırsan senin için çalışacağım." Bu ölüme yakın deneyim onun ruh halini değiştirdi. Kardeşi David, Kudüs'te bir camide görüp ve içimi rahatlattı diyerek aldığı Kur'an'ı Cat Stevens'a hediye etti ve Stevens`ın İslamiyet`e geçişi başlamış oldu. 1977 yılında Müslüman olarak Yusuf İslam adını aldı.
Değişimini ilerleyen yıllarda müzikle uğraşmayı bırakarak sürdürdü. Sahnelerden uzaklaştı, hatta müzik şirketlerinden artık albümlerinin dağıtılmamasını rica etti fakat bu talebi reddedildi.
Ancak 2006 yılında oğlunun evinde eline aldığı gitar ile birlikte bu kararını 28 yıl sonra değiştirdi. Önce kendi eski şarkısı olan Father and Son şarkısını Ronan Keating ile söyledi. Ardından 2006 yılında 'An Other Cup' albümünü çıkardı. Ardından, 5 Mayıs 2009'da son albümü Roadsinger piyasaya çıktı.
Şu an karısı ve beş çocuğuyla birlikte Londra'da yaşamaktadır.
(Vikipedia'dan alıntıdır.)
Etiketler:
Cat Stevens,
din,
islam,
islami,
müslamanlık,
müslüman,
müslüman olmak,
müzisyen,
Yusuf İslam
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



