Yazılarımı okuduktan sonra yorum yapmayacak olsan bile yazımın hemen altındaki "okundu" butonunu işaretle olur mu :)
hristiyanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hristiyanlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2012 Salı

Koşer(Helal) ve Dine Sonradan Katılmış Aslında Dinde Olmayan Haramlar!

hmm~~ bence büyük öneme sahip bir konu bu. önceden birçok kez tartışma çıkmasına neden olmuş bir konu. halbuki olay öylesine basitki. yahu olayı 5 yaşındaki çocuğa anlatsan o bile anlar ne diye bu kadar uzatılır anlamadımki. neyse ben konuya başlayım, iyi okumalar :)

Koşer: Kaşer veya Koşer, Musevilik dinine göre; yenilmesi ve kullanılmasında dinen bir sakınca bulunmayan Helal(Halal) ürünlerdir. Bunları belirleyen kurallara ise Kaşerut ya da Kaşrut kuralları adı verilir.

tamam buraya kadar sorun yok. vikipedi araştırmamın devamına gelirsek:

Musevilik dinine göre; yenilmesi serbest veya yasak olan hayvanların listesi Tevrat'ta verilmiştir. Buna göre:
  • Karada yaşayanlardan geviş getiren ve çift tırnaklı olan hayvanların yenmesi serbest, bu özelliği taşımayanlar ise yasaktır; bunlara ek olarak domuz, tavşan ve deve eti yasaktır.
  • Her türlü böcek, sürüngen ve kemirgenin yenilmesi yasaktır.
  • Kuşlardan Tevrat'ta ismi geçen 20 kuş dışında kalanların yenilmesi yasaktır.
  • Balıklardan pullu ve yüzgeçli olanlar dışında kalanların, kabuklu hayvanların (midye, istiridye) ve ahtapot, kalamar, ıstakoz, karides, kerevit, yengeç, deniz kestanesinin yenilmesi yasaktır.
  • Yenilmesi yasak olan hayvanlardan çıkan yumurta, süt gibi her türlü ürünün (bal hariç) yenmesi yasaktır. 
 yukarıda özellikle museviliğin altını çizdim e çünkü yukarıda yazanlar musevilikte yani yahudilikte onlar için haram. 

tamam vikipedi araştırmam bu kadar ama konum bu kadar değil, durun hele daha başlamadık bile. evet efendim şimdi sıra benim arkadaşlarla olan çeşitli tartışmalar ya da etraftan duyumlarımda.

B: ben
A: arkadaş ya da arkadaşlar

B: geçen midye dolması yedim tadı fena değildi.
A: Midye mi yedin?
B: hı-hı ne olduki?
A: midye haram.
B: yok öyle birşey, haramlar helaller Kur'an da yazıyor ve midye orada yok!
A: (karşı çıkmalar~~)
B: (savunmalar~~)

B: ben
H: kurstaki hadis hocası

H: vahşi hayvan eti, kabuklu canlıların eti (v.s. yukarıdaki musevi haram listesinin hemen hepsini sayıyor~~)
 B: iyide hocam Kur'an da haram yiyecek olarak domuz eti diyor onlar nasıl haram?
H: bu haramlar hadisle bildirilmiş; peygamber efendimiz haram kılmış.
B: ama hocam peygamber efendimiz haram kılma hakkı yokki haramı helali Allah koyar.
H: hayır peygamber haram koyabilir.
B: (konu hakkında çok bilgim yoktu o zamanlar, o yüzden sustum. tabi ben dururmuyum, eve gider gitmez araştırdım, soruşturdum bu konuyu. açıklamam aşağıda)

öncelikle bu bütün tartışmalarım değil sadece birkaçı; arkadaşımın yediği ahtobota laf edeninden benim yediğim yengece kadar çok tartışma yaşadım. hepsini tam hatırlamıyorum ya da uzun tartışmalar, yazmam gereksiz hani. neyse konumuza dönersek; musevilerin haram listesinde yazan tüm haramları dinimizde uygulamaya meraklı o kadar insan var ki! madem bu kadar çok farklı dinleri yaşamak istiyoruz, meditasyon yapıp, vaftizde olalım. arada birde kiliseye gidip günah çıkaralım nasıl fikir ama. ALLAH AŞKINA! Mümin kardeşim, bir silkelende kendine gel! koluna dokun denince sen saçını mı kesersin? neler oluyor ya! Kur'an daki haramlar az mı geldi. bide varya insanlar dinimize sonradan katılmış olayları(aslında dinde olmayanları yani) açıklarken o kadar saçmalıyor o kadar şirk e giriyor ki işine peygamberimizi bile alet ediyor. hiç mi utanma yok ya! al işte peygamberi kullanan bir örnek yukarıdaki tartışmada!

Ayet vereyim size(bazı insanların ayeti de bırakıp hadislere giriyor, ki Müminin asıl kaynağı Kur'an olmalıyken..)

Nahl Suresi(16. sure) 116. Ayet: Artık, dillerinizle yalan beyanda bulunup, üstelik uydurduğunuz yalanı(da) Allah'a isnat ederek "Bu helaldir, bu da haramdır!" demeyin! Çünkü uydurdukları yalanı Allah'a isnat edenler asla kurtuluşa eremezler.

mesela yukarıdaki ayette direk "Allah dedi" diyenlerden bahsetmiş.

ve "peygamber haram koyabilir, bu yetkiyi Allah ona vermişti" sözünü nasıl açıklıyorlar derseniz Kur'an'ın birçok yerinde Allah ve Peygamber' e uyulması gerektiği hakkındaki ayetleri kanıt gösteriyorlar. iyide peygamber efendimizin haram koyduğunu direk söyleyen birşey henüz karşıma çıkmadı(eğer ayet varsa lütfen üşenmeyipte yazın buraya ^^). bu yüzden pek söz etmem gerekmez ama Allah, rasulünü ne kadar severse sevsin kendi yarattığı varlığa kuralları kendi koyar çünkü: yaratıcı O, adaletli O, herşeyi en iyi bilen O. sizce bir insanın koyabileceği kurallara ihtiyacı mı var Allah'ın? (yanlış anlaşılmak istemem, Peygamber efendimizi küçümsemek ya da kötülemek değil amacım ama, Peygamberimiz insanüstü bir varlık değil ki hele hele Allah'tan üstün bir varlık(haşa) değil. onu açıklamak istedim.)

haram konusunda başka birkaç ayet:

En'am Suresi(6. sure) 145. ayet: De ki: "Bana vahyedilenler içerisinde leş ya da akan kan veya domuz eti -ki o katıksız pistir-, yahut amacından saptırılarak Allah'tan başkası adına kesilen kurban dışında, yemek isteyen için yasak olan hiçbir şey göremiyorum. Fakat çaresiz kalan kimse, hakka tecavüz etmeden ve zaruret sınırını aşmadan(yemişse), unutma ki Rabbin tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

Maide Suresi(5. sure) 96. Ayet: Sularda yapılan her tür avlanma ve onunla beslenme sizin için helaldir. Bu, sizin de yolcuların da yararınadır. Fakat, ihramlı olduğunuz sürece kara avı size yasaklanmıştır. Şu halde, topyekün huzurna varacağınız Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın!

yukarıdaki ayette Allah'ın okkalı bir cevabı :) su ürünlerin hemen hemen hepsine haram diyenler için ^^

Maide Suresi(5. sure) 4. Ayet: Kendileri için neyin helal kılındığını sana soruyorlar. De ki: "Temiz ve güzel olan her şey size helal kılındı."
Allah'ın size öğrettiği bilgi sayesinde eğittiğiniz avcı hayvanlara gelince: onların sizin için avladığı her şeyi yiyin, ama üzerlerine Allah'ın adını da anın ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; hiç şüphe yok ki Allah'ın hesap görüşü çok dakiktir.

Maide Suresi(5. sure) 5. Ayet: Bugün, temiz ve güzel olan her şey size helal kılınmıştır. Üstelik, kendilerine daha önce vahiy gönderilmiş olanların yiyecekleri de size helaldir ve sizin yiyecekleriniz de onlara helaldir.(ayetin devamında özetle Müslüman ve daha önceki vahiylere inanan kadınların Müslüman erkeklere helal olduğu söyleniyor. tabii nikahlı olarak :) ) (ayetin sonunda) Kim imanı inkar ederse işte onun ameli boşa gitmiştir; üstelik o ahirette zarara uğrayanlar arasında yer alacaktır.

bu son ayette yazının başında tanımını yaptığım koşerle alakalı ve birde yurt dışında yaşayıp hıristiyan ve/veya yahudilerin kestiği etleri yemek zorunda kalan Müslümanlar için :) yüce Rabbimiz o kadar düşünüyor ki kullarını, onu ne kadar sevsek ona ne kadar şükretsek az bence ^^ vahiy indirilmiş olan dinlere mensub insanların yiyeceklerinin bize helal olduğunu söylüyor Rabbimiz :)

koşer amblemleri :) (koşer(helal) amblemleri yabancı ürünler alırken işinize yarar umarım :) )
 koşer(helal) mc donald's :)


umarım yazım kafanızdaki soru işaretlerini cevaplamıştır, umarım birine bu konuda açıklama yapmak istiyenlere fikir vermiştir ve umarım yurtdışında yaşayanları bir nebze olsa da Allah'ın tek bir ayeti rahatlatmıştır 

16 Ekim 2011 Pazar

Zennn "(O.o)

hmm aslında bu nickim başında biraz saçma ve aslı olmayan bir nedenden dolayı seçmiş olduğum bir nick :D her yaptığım çizimim altında ve çoğu internet sitesinde kullandığım bir nick :) yani kısaca bazı yerlerde zennn diye tanınırım :] bazı arkadaşlarım bana zenna diyor ama siz demeyin onlarda demesin :D Türkçe gerçekten çok esnek yav :D  neyse işin aslına dönersek bu nicki ilk kullanma nedenim bazı yörelerde kürtçe Zeynep demek olmasıydı :) ama sonra araştırdığımda budizmdeki bi inancın 'zen' olduğunu öğrendim. doğrusu rahatsız oldumda diyemem :) çünkü bana göre çoğu din ve inaçta mantıklı en az bir düşünce vardır. belki siz öyle düşünmüyor olabilirsiniz ama diyorum ya: bana göre :) çoğu din ve inancı araştırırsanız birçoğunun sonradan aslından bozulduğu belli olur: budizm(konuyla alakalı olduğu için bu örneği veriyorum.) de buna bir örnek.. Buda, insanların kendisine tapmasını istememiş mesela.. insanlarda oluşan düşüncelerle günümüzde Buda'ya tapılır olunmuş.. bunların dışında budizm de benim hoşuma giden düşüncelerde var insanın iç huzura bulması, sakin olması, kendini tanımaya çalışması :) çoğu dinde islam ile alakalı bir kaç yer vardır çünkü; islam mantıklı düşüncelerle donatılmış bir dindir. herşeyin bir açıklaması vardır. mantklı bir açıklaması olmadanda ben hiçbirşeye hemen inanmam zaten :) olması gerekende bu değil mi? konuyu yine dağıttım yaa :D zen den bahsedeyim size biraz :)

Zen Nedir?

Zen yalnızca, derin bir ahenk içinde
Her tür çelişki içeren engin bir yaşam bilir.
Gece gündüz ile ahenk içindedir.
Mevcudiyet, yokluk ile ahenk içindedir.
Bu engin ahenk,
Bu eş zamanlılık Zen Manifestosu’nın özüdür.
Saygı ve sevgi içeren, hiçbirşeyi reddetmeyen, hiçbirşeyi kınamayan
Tek yaşam biçimi budur.

OSHO: ZEN MANİFESTOSU

 
Kar tanesi düşüyor
Derin sonsuz
Sessizlik…

Birbiri üzerine uzanır
Düşen yapraklar
Yağmur damlası
Yağmur damlasına çarpar

Düşmüş bir çiçeğin
Dala geri dönmesi mi?
O bir kelebekti.

İşte Zen bu...

Zen'in insanlık var olduğundan bugüne kadar farklı coğrafya ve toplumlarda farklı pratiklerle ortaya çıkmış olabileceğini söylemek yanlış olmaz. Kişi Zen’i anlayabilmek için kendisini ters çevirmeli alt üst etmelidir. Bu durumu anlatan çok güzel bir hikaye şöyle; Bir Profesör Zen’in ne olduğunu öğrenmek için bir Zen ustasını ziyarete gider. Usta Profesöre çay ikram etmek ister. Otururlar ve usta kendi fincanına çay koyduktan sonra profesörün fincanını doldurmaya başlar. Ancak fincan çay ile dolduğu halde usta çay dökmeye devam eder. Bir süre sonra Profesör dayanamaz ve "Artık doldu, daha fazla alamaz! der. Usta ise "Tıpkı sizin zihniniz gibi, zihninizi boşaltmadan size Zen’i nasıl öğretebilirim?der. Oysa batı dünyası insanların zihnini sürekli doldurmaları, karışıklık içinde her türlü bilgiyi beyinlerine istiflemeleri için sürekli çaba içindedir. 

kısa bir kaç zen hikayesi..
Ego

Öğrenci ustasına sorar:
Ego nedir?
Usta yüzünü buruşturarak öğrenciye dönüp,
"Bu ne kadar aptalca bir soru. Bunu sadece bir aptal sorabilir." der.

Öğrenci allak bullak olur, öfkeden kıpkırmızı kesilmiştir.
Usta gülümser ve şöyle der:
İşte ego budur!


Acıkınca Yerim, Susayınca İçerim

Bankei; Ryumon Tapınağı'nda öğüt verirken, Sevgi Budası adını dilden düşürmeme yoluyla kurtuluşa inanan bir Sinsshu rahibi, oradaki dinleyicilerin çokluğunu kıskanır ve kargaşa yaratmaya yönelir.

Mezhebimizin kurucusu, diye böbürlenir rahip, öyle doğaüstü güçlere sahiptir ki, ırmağın bir yakasında elinde fırça durmaktayken, yardımcısı karşı yakada bir kağıt tutarmış.
Öyle uzaktan, fırçayı değdirmeksizin kağıda kutsal yazılar yazarmış.

Sen yap da görelim, böyle bir mucizeyi!

Benim mucizem başka türlüdür:
Acıkınca yerim, susayınca içerim.  

aslına bakarsanız bu yazıları alıntı yaptığım sitedeki çoğu yeri alıntı yapmadım hoşuma giden yerleri alıntı yaptım. 'Neden' diye sorarsanız  zen birçok şeyi inkar ediyor; kutsal kitapalrı, Allah'ı, ölümlü olmayı(reenkarnasyona inanıyorlar) v.b.. büyük çoğunluğu inkar ve hiçe saymaya dayanıyor. üstelik hiçe saymaz diye başında yazdığı halde fakat zen aynı zamanda, insanın kendisini anlamasını söylüyor. insan kendisini anlarsa herhangi bir sıkıntı olmaz diyor.. ki bu gerekli birşeydir ve buna iç muhasebede diyebiliriz. kendinizi anlarsanız hatalarınızı düzeltmeye çalışırsınız :)

her ne olursa olsun benim nickimin amacı zen inancıyla uzaktan yakından alakalı değil çünkü o nicki seçmeden önce bütün bunları bilmiyordum :) ve yine her ne olursa olsun başka inançların bazı düşünceleri ne kadar mantıklı olursa olsun dinim İslam kitabım Kur'an nickim zennn :)