Yazılarımı okuduktan sonra yorum yapmayacak olsan bile yazımın hemen altındaki "okundu" butonunu işaretle olur mu :)
zennn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zennn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2013 Cuma

Mutlu Küçük Kırmızı Başlıklı Kız? Zennn?


Bloğumun adresinde happy little red riding hood(mutlu küçük kırmızı başlıklı kız) yazıyor. Ama nereden geldi bu isim?

Birgün kırmızı pelerinimi giyindim, elimede sepetimi aldım ve büyükkannemin evine patikadan gitmeye başladım. Yolda ayağım bir taşa takıldı ve yere düştüm. Durumuma gülerek ayağa kalktığımda karşımda 2 metre boyunda bir kurt gördüm. Kurt gülümseyerek bana " Mutlu küçük kırmızı başlık kız" dedi ve adımda buradan geldi deeeeeeeeeeermişim :D Hadi ordan ben yere düştüğümde gülmem ki :D Tabi olayda sadece saçma olan benim düşünce gülmem :D Neyse neyse uzatmadan anlatayım ben çünkü mousen çarpı işaretine doğru gidiyor, farketmedim sanma. GÖRÜYORUM HERŞEYİ BEN! ÇEK ELİNİ O MOUSEDEN! ÇEKSENEEEEEEEE!
Öhüm Öhüm.. Evet. Ben blog açmaya karar vermiştim, şöle 3 yıl kadar önce(2010 un Aralık ayı). İlginç bir isim arıyordum bloğum için. O zamanlarda da internetten kırmızı başlıklı kızın ingilizcesi çıkmıştı karşıma ve ismi de ilginç gelmişti bana. "Once upon a time. There was a girl named Little Red Riding Hood....(Bir varmış, bir yokmuş. Küçük Kırmızı Başlıklı Kız adında bir kız yaşarmış....)" :D  Herneyse bloğumun adı bu olacaktı little red riding hood, ama yapamadım başkası kullanıyormuş bu ismi. Bende bari birde mutlu ekliyeyim dedim ve happy de eklenmiş oldu ismime. İngilizce olmasının nedeninden tam emin değilim. Şimdi olsa türkçe yapardım o kesin. Böyle işte efendim. Bu ismi seviyorum ama.



Peki ya zennn ismim nereden geliyor?



Önceden açıklama yapmıştım ama biraz eksik yazdığımı farkettim. Ben zen in anlamını kürtçede Zeynep(adım) sanıyordum. Değilmiş galiba. Sonra bu zen in budizmin bir dalı olduğunu öğrendim, vazgeçsem mi ki bu isimden dedim. Çok sonralarda zen in türkçede altın demek olduğunu öğrenince çok hoşuma gitti. Çünkü söylenişi bile hoşuma gidiyordu. Sonra ben sonuna 2 tane daha n harfi ekledim. Sonuç olarak Zennn çıktı. Çizimlerimde, yazılarımda kullandığım bir imza diyebiliriz buna. 

Değiştirmeyi düşünmedim mi, düşündüm tabi ki çünkü bir süre sonra pek hoşlanmamaya başladım ismimden. Ama daha güzel bir isimde bulamadım bende sevmeye karar verdim takma ismimi :) Blog diyarında da önceden adım Zennn(=^_^=) di ama Google+ ya geçtim ismim Zeynep Zen oldu. İsmim böyle olsun istemiyordum ama. Uyuz Google+ da Zennn i kabul etmedi; fazla harf tekrar ediyormuşda ondanmış -.-" Bende Mutlu Küçük Kırmızı Başlıklı Kız yaptım.  Bu seferde adımın gerçek olmadığını farketmişler. 1 Şubat'a kadar zaman vermişlerdi. Nolcak bilmiyorum. Hesabımı donduracaklarını söylemişlerdi ama Google+ hesabımı çoktan kapattım. Tabi onu kapatınca da baya bir sıkıntı yaşadım ve yaşıyorum. Youtube hesabımda sorunlar oluştu, blogta ayrı sorunlar çıktı. İyisi mi sakın Google+ ya bulaşmayın. İllet gibi geldi ve dağıtıp gitti -.-" Şimdide adım Altın Zen oldu yani Altın Altın gibi bir anlam çıkıyor ama napayım ancak bu ismi kabul ettirebildim. Google sonunda bana kafayı yedirticek ama hadi hayırlısı. Ben birde Google+ hesabıma bakayım... -.-

Ha ayrıca mimlerimi silmiycem artık, yeni sekme ekledim yukarıya :)


Sonuç bu işte açıkladım isimlerimi gidiyorum :D Eğer bu satırlara kadar gelip okuduysanız tişkür ederim ^^

24 Eylül 2012 Pazartesi

Okuldan ve Zennn den Haberler

  • öncelikle yakınıp durduğum kimyacımız değişti :) arkadaşımla istediğimiz hoca oldu
(inek öğrenci sevinç nedenleri :P çokta ineğimdirde :P )


  • şu altta gördüğünüz kitabı yazan kim he?! hangi süper zekalı varlık?! ya ben anlamıyorum şu MEB i.. hikaye anlatır gibi ders kitabı yazmayı marifet sanıyorlar.. bana kalırsa kaynak kitap yayınları para kazansın diye yapıyorlar. hemen hemen hiçbir yerde kullanılmıyor MEB kitapları.. amaan neyse hoca değiştiğinden dolayı kimya ders kitabını kullanmıycaz :) kadın tek başına yetiyor ders anlatmaya mübarek :D

  • arapçacımız değişti. önceki hoca eyiydi yav :( neyse bu hocada iyi birine benziyor..
  • akıllı tahtamız var artık >.< internettekilere benzemiyor bizim tahta. bir tarafı tebeşirli, diğer tarafı beyaz tahta. kızaklı sistem üzerine oturtmuşlar, tahtaları kaydırarak açıyorsun. neyse blog için resimlarim bir ara :)
  •  Zennn bu aralar moralman bozuk durumda. sormayın hiç o da nedenini bilmiyor.


başka bir yazıda görüşürüz~~



17 Eylül 2012 Pazartesi

Zennnnnn Okula Gitti!! Yay!!! :D

evet aynen başlıktaki gibi Zennnnnnnnn okula gitti! yay!

kısaca anlatamaya çalışayım bugünümü -ki kısa anlatabileceğime pek emin değilim :D -
sabahın erken saatleri kendi kendime uyanma huyum pek olmamasına rağmen kendim uyandım :) giyindim, kahvaltı yaptım v.s. okula gittim işteee :) arkadaşım her zamanki gibi geç gelicek tabi ben o sırada hem heyecan hem sinir küpü :D neysem efenim, kuzenim dedi ki "sınıf listeleri sınıfların önünde, tek tek sınıfları gezip bulucaksın" benim Fırat modd on: "Allam yareppim! olur mu öyle şey, onca sınıf mı gezicem ben şimdi yaaağğğ~~" işte ablamgil bana tüyo veriyorlar, önce şurayı gez şurayı gez çabuk bulursun sınıfı :D sağolsunlar >.<  neyse işte benim, arada Diyarbakırlı diye çağırdığım adaşım geldi(kız Diyarbakırlı). çok özlemişim kızı yafff :) işte efendim çömez kuzenle dalga geçmeler, habire geçen yılki arkadaşlarla görüşüp selam vermeler(sosyalmişim de haberim yokmuş olaya bak :D) sonunda benim arkadaş(Rukiye) gelebildi :) önce bir özlem giderdik, yazın bize gelmişti ama yine de özledim veledi yav :) sonra birinden bir ses işittim "listeler bahçeye asılmış" Rukiye'nin kolunu tuttum koştur koştur listelerin oraya. aynı sınıfta olmak için geçen yıl çok çabalamış ama başaramamıştık.
veeeee listede ne görsem beğenirsiniz AYNI SINIFTAYIIIIIIIİİİAAZZZZ!!!! "Rukiyeeee!!! AYNI SINIFTAYIIIZZ!!" farketmeden atılan birkaç çığlık sonrası mutluluktan uçtuk yani :)
neyse biraz sıkıcı bir tören sonrası, Rukiye ile dokuzların ardına geçtik(ilk onlar giriyor içeri :D) binadan adım atar atmaz koştur koştur sınıfımızı aradık ve ilk gelen bizdik sınıfa. onun için bu sene istediğim sırayı yine kaptımm!!!! inşaallah geçen yılki gibi bir sıkıntı çıkarılıp yerim değiştirilmez. bana gıcık olan ve tabiki benim nefret ettiğim kız, arkadaşlarıyla plan kuruyordu sabah. diyordi ki çok zeki(!) yaratık "cam kenarındaki 1,2,3,4. sıralır bizim kızlar taam mı" :D e oradaki 3. sırayı ben kaptım, diğer sıralarıda başkaları :D  ilköğretimdeki gibi bir karaktere büründüm ama neyse. bunu demezsem olmaz :)
I WON! I WON! KIZIMMM!!! I WOOONNN :D
(I won = Ben kazandım)

böyle işte hocaların birçoğu sevdiğim kişiler ama hadi hayırlısı güzel bir sene bekliyordur beni inşaallah :) yazının altına okulunuzun ilk gününü anlatabilirsiniz ^^

çok uzun tutmadım dimi 

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Zennnnnn'in 2 Alışverişi ve Önceden Yükleyemediği Birkaç Resim

*çok sevimli bir video :3 *

 bu zennnn varya biraz özentilik yaptı bazı blogculara(bir örnek için tık tık) :) alışveriş yazısı eklemek istedi :) bol resimli bir yazı geliyooooooooooor :)

yengemin bana hediye aldığı makyaj seti öncelikle :)
 dış görüntüsü
açılmış olarak olan görüntüsü. aynadaki perdemin yansıması :)
Dove'un 18 renkli far seti. yanlış değilse yengemin aldığı bayan 10 liraya satıyormuş normalde ama tanıdık indirimiyle 8 liraya almış yengem :) pudralı setde vardı ama kuzenim onu ablama verdi. ben ondan ara ara kullanırım :D cilde verebileceği zararın haddi hesabı yok makyaj malzemelerinin ama eğlence işte :)  zaten bazen kuzenlerle ya da arkadaşlarla felan toplandığımızda eğlence olsun diye makyaj yapıyoruz yoksa makyajı hergün yapan birisi değilim :)
yukarıdaki kutu yangemin hediyesinin açılmamış hali :)
vee alışveriş fotolarımda bu resimle başlıyor :) 
ilk ürün neutrogena nın 15 koruma faktörlü, yağsız, güneş kremli nemlendirici mi nemlendiricili güneş kremi mi neyse işte ondan :D 1 defa kullandım henüz sabahları pek dışarı çıkmıyorum oruçtan dolayı o yüzden çok kullanmadım. okul zamanında hergün sürücem nasıl olsa :)
ayrıca neutrogena nın dudak kreminide kullanıyorum tavsiye ederim. çok iyi bir ürün. nivea gibi parçalanmıyor. ve 20 koruma faktörüde varmış onuda geçen farkettim :D
kulesite-adese den aldığım yelpaze. çok tatlıııııı :3 60 kuruş tu. bununda reklamı mı yapılır demeyin yapılır. 60 kuruş ama güzel serinletiyor :D ve çok tatlıııııııııı :D
AIHAO diye bir markanın keçeli kalemleri. çok tatlılar ve kaliteliler :) kulesite-adeseden yine :) 
2. alışverişe gaçiyoruz ^^
kulesite-adese alışverişim. bu alışverişe birkaç gün önce gittim :) kitapların fiyatı çok ucuzdu ve almak istediğim kitaplar ve merak ettiğim kitaplar olunca dayanamadım aldım :) 
  1. Dostoyevski - Budala
    6.90 TL, 712 sayfa, Sonsuz Kitap Yayınevi
    Dostoyevski'nin kaç kitabını okudum hatırlamıyorum ama adam harika yazıyor :) bu alışverişte en çok onun kitaplarını aldım zaten ^^
  2. Dostoyevski - Delikanlı
    fiyatı 4,90 TL idi galiba, 645 sayfa
    , Sonsuz Kitap Yayınevi
    bu kitabın biraz küçük boyutlusu arkadaşımda vardı biraz kurcalamıştım ve hoşuma gitmişti :) almayı planlıyordum yani ^^
  3. Dostoyevski - Karamazov Kardeşler
    4,90 TL, 659 sayfa
    , Sonsuz Kitap Yayınevi
    bu kitap sırf Dostoyevski yazdı diye gördüğümden aldım. hakkında bilgim yok.
  4. Nizami - Leyla ile Mecnun
    4,90 TL, 255 sayfa, Akvaryum Yayınevi
    Leyla ile Mecnun'u internetten kısa kısa okumak yerine kitabını okumak daha zevkli olur diye düşünüyorum. okuyup görücem artık Mecnun Leyla'sı için neler yapmış. garip bir durum mu emin değilim ama şuana kadar hiç aşk kitabı okumadım. 6. sınıfta hocalar okutmaya zoladıkları bir kitap vardı Çalı Kuşu. okumak yerine annemden özetini dinlemiş sınavına öyle girmiştim :D ama o kitabı da bi ara okuyucam inşallah. evde duruyor öyle. gariplik konusuda, yaşıtlarım hep aşk kitabı okuyor hemde hemen hepsi. garipsiyorum çünkü eksik olmayan dizilerinin yanında birde aşk kitapları. sıkılmıyorlar mı yaa~~ -.-" 
  5. Tolstoy - Diriliş
    4,90 TL, 406 sayfa
    , Sonsuz Kitap Yayınevi
    Tolstoy'un da kaç kitabını okuduğumdan emin değilim.. ama adam yazıyor abi yaa :D neyse de gerçekten sevdiğim bir yazar. ilginçtir ki sevdiğim canlı bir yazar yok. hepsi ölmüş :D yaslardayım :P
evet efendim bu kadardı alışverişim. aldığım kitaplar hep kalın kalın birisi hariç. bazı insanlar kalın kitaplardan kaçar ama ben kalın kitap gördüm mü kitap okuma iştahım kabarır. D&R de Anna Karerina diye Tolstoy'un bir kitabını kestirdim gözüme. 1050 sayfamıydı neydi. indirime girsede alsam. :D

sıraaa geç kalmış birkaç resme geldi. bizim dijital fotoğraf makinesi sıkıntı yaratınca bilgisayara yükleyememiştim şimdi yükleyebildim bende hazır yüklemişken ekleyeyim dedim :) resimler çok eski değil 2-3 aylık. 
 migros'tan almıştım. hercail diye geçiyordu. hiç hercail yetiştirmedim ve hercailleride tomurcuklanarak büyüyen bir bitki diye biliyordum. halamda hercail değil bunlar deyince umudum kırıldı ve migros'a çok gıcık oldum. tabi ehrcail konusunda bilgim yok. hercailde olabilirler.
 fesleğenler :) mis gibi kokuyorlardı şuan bunlar kurumaktalar evin balkonunda. baharatlık değil kuruyorlar yani :D harika yetiştirmiştim ama çıkan bir rüzgardan dolayı bir tanesi penceremden aşağı düşmüştü. sonra hercaillerim ve diğer fesleğende düşmesin diye hepsini balkona götürdüm. orada da sanki bahçedeymiş gibi bitkileri hortumla sulayan HARİKA kardeşim sayesinde hercaillerim öldü(ben bu sebebe bağlıyorum. annem alakası yok desede.)(hortumla sulayanda Kerem değil onun bir büyüğü 6 ya geçen Ali.)
rahmetli hercailler :P ve bir kökleri çukurda fesleğenlerim :P 

neyse yazımıda şunu açıklayarak bitirmek istiyorum. zen hakkında bir yazı yazmıştım bi ara. budizmin bir dalı olduğunu ama benim bu ismi seçerken onunla alakası olmadığını söylemiştim. zen in bir anlamını daha öğrendim. Türkçe'de altın demekmiş :)

güzel ve çabuk büyüyen ayrıca önümüzdeki sonbahar ve kış mevsimini göz önüne alarak bana bir çiçek önerebilir misiniz? yine çiçek ekmek istiyorumda :)
tavsiye edebileceğiniz iyi bir yazar var mı? mümkünse kitaplarının dili basit olmasın. mesela tasvir yaparken kahverengi eski bir masaydı gibi yüzeysel tasvir yapmasın. birde kitabında uygunsuz sahneler bulunmasın; sıkıldım öyle yazarlardan çünkü. 

öyle işte~~

16 Ekim 2011 Pazar

Zennn "(O.o)

hmm aslında bu nickim başında biraz saçma ve aslı olmayan bir nedenden dolayı seçmiş olduğum bir nick :D her yaptığım çizimim altında ve çoğu internet sitesinde kullandığım bir nick :) yani kısaca bazı yerlerde zennn diye tanınırım :] bazı arkadaşlarım bana zenna diyor ama siz demeyin onlarda demesin :D Türkçe gerçekten çok esnek yav :D  neyse işin aslına dönersek bu nicki ilk kullanma nedenim bazı yörelerde kürtçe Zeynep demek olmasıydı :) ama sonra araştırdığımda budizmdeki bi inancın 'zen' olduğunu öğrendim. doğrusu rahatsız oldumda diyemem :) çünkü bana göre çoğu din ve inaçta mantıklı en az bir düşünce vardır. belki siz öyle düşünmüyor olabilirsiniz ama diyorum ya: bana göre :) çoğu din ve inancı araştırırsanız birçoğunun sonradan aslından bozulduğu belli olur: budizm(konuyla alakalı olduğu için bu örneği veriyorum.) de buna bir örnek.. Buda, insanların kendisine tapmasını istememiş mesela.. insanlarda oluşan düşüncelerle günümüzde Buda'ya tapılır olunmuş.. bunların dışında budizm de benim hoşuma giden düşüncelerde var insanın iç huzura bulması, sakin olması, kendini tanımaya çalışması :) çoğu dinde islam ile alakalı bir kaç yer vardır çünkü; islam mantıklı düşüncelerle donatılmış bir dindir. herşeyin bir açıklaması vardır. mantklı bir açıklaması olmadanda ben hiçbirşeye hemen inanmam zaten :) olması gerekende bu değil mi? konuyu yine dağıttım yaa :D zen den bahsedeyim size biraz :)

Zen Nedir?

Zen yalnızca, derin bir ahenk içinde
Her tür çelişki içeren engin bir yaşam bilir.
Gece gündüz ile ahenk içindedir.
Mevcudiyet, yokluk ile ahenk içindedir.
Bu engin ahenk,
Bu eş zamanlılık Zen Manifestosu’nın özüdür.
Saygı ve sevgi içeren, hiçbirşeyi reddetmeyen, hiçbirşeyi kınamayan
Tek yaşam biçimi budur.

OSHO: ZEN MANİFESTOSU

 
Kar tanesi düşüyor
Derin sonsuz
Sessizlik…

Birbiri üzerine uzanır
Düşen yapraklar
Yağmur damlası
Yağmur damlasına çarpar

Düşmüş bir çiçeğin
Dala geri dönmesi mi?
O bir kelebekti.

İşte Zen bu...

Zen'in insanlık var olduğundan bugüne kadar farklı coğrafya ve toplumlarda farklı pratiklerle ortaya çıkmış olabileceğini söylemek yanlış olmaz. Kişi Zen’i anlayabilmek için kendisini ters çevirmeli alt üst etmelidir. Bu durumu anlatan çok güzel bir hikaye şöyle; Bir Profesör Zen’in ne olduğunu öğrenmek için bir Zen ustasını ziyarete gider. Usta Profesöre çay ikram etmek ister. Otururlar ve usta kendi fincanına çay koyduktan sonra profesörün fincanını doldurmaya başlar. Ancak fincan çay ile dolduğu halde usta çay dökmeye devam eder. Bir süre sonra Profesör dayanamaz ve "Artık doldu, daha fazla alamaz! der. Usta ise "Tıpkı sizin zihniniz gibi, zihninizi boşaltmadan size Zen’i nasıl öğretebilirim?der. Oysa batı dünyası insanların zihnini sürekli doldurmaları, karışıklık içinde her türlü bilgiyi beyinlerine istiflemeleri için sürekli çaba içindedir. 

kısa bir kaç zen hikayesi..
Ego

Öğrenci ustasına sorar:
Ego nedir?
Usta yüzünü buruşturarak öğrenciye dönüp,
"Bu ne kadar aptalca bir soru. Bunu sadece bir aptal sorabilir." der.

Öğrenci allak bullak olur, öfkeden kıpkırmızı kesilmiştir.
Usta gülümser ve şöyle der:
İşte ego budur!


Acıkınca Yerim, Susayınca İçerim

Bankei; Ryumon Tapınağı'nda öğüt verirken, Sevgi Budası adını dilden düşürmeme yoluyla kurtuluşa inanan bir Sinsshu rahibi, oradaki dinleyicilerin çokluğunu kıskanır ve kargaşa yaratmaya yönelir.

Mezhebimizin kurucusu, diye böbürlenir rahip, öyle doğaüstü güçlere sahiptir ki, ırmağın bir yakasında elinde fırça durmaktayken, yardımcısı karşı yakada bir kağıt tutarmış.
Öyle uzaktan, fırçayı değdirmeksizin kağıda kutsal yazılar yazarmış.

Sen yap da görelim, böyle bir mucizeyi!

Benim mucizem başka türlüdür:
Acıkınca yerim, susayınca içerim.  

aslına bakarsanız bu yazıları alıntı yaptığım sitedeki çoğu yeri alıntı yapmadım hoşuma giden yerleri alıntı yaptım. 'Neden' diye sorarsanız  zen birçok şeyi inkar ediyor; kutsal kitapalrı, Allah'ı, ölümlü olmayı(reenkarnasyona inanıyorlar) v.b.. büyük çoğunluğu inkar ve hiçe saymaya dayanıyor. üstelik hiçe saymaz diye başında yazdığı halde fakat zen aynı zamanda, insanın kendisini anlamasını söylüyor. insan kendisini anlarsa herhangi bir sıkıntı olmaz diyor.. ki bu gerekli birşeydir ve buna iç muhasebede diyebiliriz. kendinizi anlarsanız hatalarınızı düzeltmeye çalışırsınız :)

her ne olursa olsun benim nickimin amacı zen inancıyla uzaktan yakından alakalı değil çünkü o nicki seçmeden önce bütün bunları bilmiyordum :) ve yine her ne olursa olsun başka inançların bazı düşünceleri ne kadar mantıklı olursa olsun dinim İslam kitabım Kur'an nickim zennn :)