Yazılarımı okuduktan sonra yorum yapmayacak olsan bile yazımın hemen altındaki "okundu" butonunu işaretle olur mu :)
motivasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
motivasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2015 Çarşamba

#2 Üniversite Sınavına Hazırlananlar için Tavsiyeler

Bu seriyi yazma isteğim tamamen kaçtığı için sadece kısa özet birkaç tavsiye verip bitirmeyi düşündüm. Gerek yok fazla ayrıntılı yazmaya.
-Kesinlikle unutmamanız gereken bir şey var: Kendinizi başkalarıyla karşılaştırmayın ve SAKIN HA kendinizi küçümsemeyin. Diğerlerinin şartlarıyla sizin şartlarınız aynı değil aklınızdan çıkarmayın. Sizin yaşadıklarınızın aynısını aynı şekilde kimse yaşayamaz.
-Kendinize adam gibi ders programı hazırlayın. Abartılı bir program olmamasına dikkat edin. Hazırladığın programa 1 gün deneme süresi verin, sonucuna göre devam edin ya da programınızdaki değişiklikler yapın.
-Etrafınızda çalışmalarıyla övünen vıdıvıdıcıları umursamayın.
-Başarılı olup da çalışmadığını söyleyenlerin yalan söylediklerini SAKIN unutmayın.
-Kendinize hedef belirlemeniz çalışmanızı kolaylaştırır ve azminizi arttırır.
-Asıl odaklanmanız gerekenin kazanacağınız bölüm olması gerektiğini unutmayın. Pek çok sorun yaşamanız olası ama sorunları gerekirse görmemezlikten gelin. Adınız sorumsuza çıkacak olsa bile.
-Aşk meşk olaylarına dallanıp budaklanmayın, dikkatinizi dağıtmayın.
-Masa başında çalışmakta zorlanıyorsanız bütün işlerinizi masa başına taşıyarak masada oturmaya alıştırın kendinizi. Telefon oynayacak olsanız bile masa başında oynayın.
-Psikolojinize destek olmayı unutmayın. Sizin rahatlatan uğraşlara da vakit ayırın. Mutlu olduğunuz uğraşlarla uğraşmayı vakit kaybı olarak görmeyin.
-Okuduğunuzu anlamanızı geliştirmek için kitap okuyun ama basit kitaplar değil; denemeler, klasikler okuyun.
-Özellikle ygs de ciddi süre sorunu yaşanıyor. Bu sebeple kronometreyle süre tutarak test çözün.
-Sinirinizi bozan insanlardan uzaklaşmaya çalışın. Uzaklaşamıyorsanız duymamazlıktan gelin. Durumlara göre farklı çözümler üretebilirsiniz.
-Sinirlenmeniz, üzülmeniz sizi ders çalışmaya daha çok yakınlaştırsın; uzaklaştırmasın.
-Problemlerinizi anlatabileceğiniz birisi olsun; içinizde biriktirmeyin.
-"yetişiremeyeceğim", "ben zaten bu dersi sevmiyorum/anlamıyorum/yapamıyorum", "bu dersin hocasına gıcığım bu yüzden çalışmayacağım" gibi düşünceleri kafanızdan atın. Bunlar emin olun en büyük ayak bağlarıdır.
-Ders çalışmaktan zevk almaya çalışın, gerekirse müzik dinleyerek çalışın dersinizi.
-İnsanların size "müzik dinleyerek ders mi çalışılır?" tarzı sözlerini takmayın; herkesin farklı çalışma teknikleri vardır.
-Her şeye rağmen mutlu ve özgüvenli olmaya çalışın.

Aklıma gelenler bunlar, ekstra bir şey ekleme ihtiyacı duyarsam bu seriye bir yazı daha ekleyebilirim. Hadi kendinize iyi bakın. Sınav adaylarına şimdide  başarılar!!! Danışmak istediğiniz bir şey olursa yorumla yazabilirsiniz ^^

26 Haziran 2015 Cuma

#1 Üniversite Sınavına Hazırlananlar İçin Tavsiye-Motivasyon-Bilgilendirme Yazısı

Selam. Nihayet yazmaya oturdum bu yazıyı. Biraz uzun olacağı için seri şeklinde yazmaya karar verdim. Baya kapsamlı yazacağım çünkü. Umarım sınava girecek arkadaşlara da faydam olur. Bu arada benim sınavımı sorarsanız; şuan sadece biyolojiden eminim ve iyiydi, diğerleri sonuçlar açıklanınca kesinleşecek. Zaten  önemli olan genel sıralamada nerede olduğum ve hedefimi tutup tutmadığı. Ümitliyim ama :)
Kısaca yazacaklarımı özetleyeyim sonra bir yerden başlayayım yazıya :)

-Yazın sınava hazırlık psikolojisi ve tavsiyelerim
-Okul açılınca hissedebilecekleriniz, yaşayabilecekleriniz ve tavsiyelerim(okul açıldığında yazacağım bu yazıyı)
-Tıpta okuyan birine sorduğum sorular ve cevapları(Bir ara tıp düşünüyordum o zaman yaptığım küçük bir röportaj da denebilir.)
-Benim okumak istediğim bölüm hakkında bilgilendirme yazısı(Bu yazıyı yerleştirmeler yapıldıktan sonra yazacağım, henüz okumak istediğim bölümü açıklamayacağım.)
-Kendi deneyimlerime göre kaynak tavsiyelerim.
(Ayrıca ekstra soru gelirse bildiğimce yardımcı olmaya çalışırım.)

Bu yazımda sınav hazırlık süreci boyunca yaşadığım psikolojiden ve yaptığım çalışmalardan bahsedeceğim. Profesyonel bir sınav öğrencisi değildim ama kendimce taktiklerim ve sorunlarla baş etme yöntemlerim vardı.
11. sınıfın yarısında çalışmaya başladım sınava. MF3 öğrencisi olduğum için çalışmalarımda önceliği biyoloji ve matematiğe verdim. Bütün derslerimde ciddi temel eksiğim vardı bu arada. İşte o yarım dönemde okulun yaptığı etütlere ve hafta sonu kurslarına düzenli katılmaya özen gösterdim. Hocalarım sağolsunlar temel eksiklerimin bir kısmını halletmemi sağladılar ama olay bende bitiyordu sonuçta, test çözmeliydim. Tabi öğrenci kafası bu inekleyenlere bakıp bakıp moral bozup çalışmalarımı hep aksattım. Sınav öncesi son yazılarımda bahsettiğim ailevi birkaç problem de bu dönemde baş gösterdi. Neyse, yazın da bahanelerle de olsa az buz çalıştım. Tabi bu az buz çalışma çıktığım tatilde, gezmelerimde, izlediğim film/dizide vicdan azabı gibi içimi kemirdi. Yine de yazın hem aktif olmaya hem de sınava çalışmaya çalıştım. Derken okul açıldı: Artık 12. sınıftım. Tabi beni bir panik sarmıştı sormayın gitsin. Yazın bitirmediğim konular, ders çalışmadığım zamanlar boğazıma durmuştu(siz yine de aktif olmaya çalışın, psikolojinizi de rahatlatmanız gerek, hep ders çalışamazsınız). Bütün bunların yanında vaktin azalması ve günde 800 soru çözdüğünü söyleyen mahlukatlar durumumu iyice sıkıntıya sokuyordu. Daha motivasyon bölümü yazmaya başlamadım ama şimdiden söylüyeyim arkadaşlar o 800 soru çözdüm diyenlerin hepsi kocaman birer yalancı. Adamlar taktiksel çalışıyorlar; hem ders çalışıp hem de rakip eleme çabasına girişiyorlar. Hiçbir zaman başkasının psikolojisini çökertmeye çalışmayın çünkü başkasına zarar vereyim derken bir bakmışsınız kendiniz zarar görüyorsunuz(o mahlukatlar baya psikolojik problemlilerdi ne kadar gizlemeye çalışsalar da). Neyse ben hemen program hazırlamaya giriştim hocalarımla. Burada değinmek istediğim bir nokta var. Program hazırlayacağınızda, dertleşeceğinizde konuştuğunuz birkaç hocanız olsun. Benim düştüğüm hataya düşmeyin. O kadar çok kişiden çalışma taktiği almıştım ki kafam karman çorman olmuştu, bu yüzden tavsiyelerin hiçbirini dört dörtlük uygulayamamıştım bir süre. Sonra en sevdiğim hocalarımdan birisi olan matematik hocam "Hastalığın olduğunu söylediğinde herkes kendi ilacının iyi geleceğini söyler. Elbet iyi geliyordur ilaçları ama hepsini bir arada alırsan değil, birini kullanırsan." dedi. Yani ilacı bir kişiden almanız tavsiye olunur şahsım tarafından. Ama birden çok hastalığınız varsa hangisine iyi gelecek ilaç hangisiyse ve onu kim veriyorsa ondan alın ilacınızı(farklı birkaç konu için farklı birkaç kişiden tavsiye alabilirsiniz demek istiyorum.) HERNEYSE, bir şekilde başladım çalışmalara ve düşe kalka bir şeyler yaptım. YGS geldi geçti. Sonra LYS dönemi geldi. Benim için en karın ağrılı dönemdi çünkü problemlerimin en yoğunlaştığı dönemdi. Problemlerimle baş etmeyi öğrenene kadar oldukça fazla zaman kaybettim ve her geçen gün "yetiştiremeyeceğim" sözleriyle kendimi yıpratarak ayrıca vaktimi kemirerek geçirdim. Unutmayın, en son yapacağınız şey kendinize "Falanca şu kadar konuyu bitirdi çoktan, ben kesin yetiştiremeyeceğim." demek. Önünüzde sınava 1 saatiniz olsa bile değerlendireceksiniz ve o 1 saat bile sizin için bir umut olmak zorunda(dalga geçmiyorum, ben sınavdan 1 saat önce bile ders çalıştım.). Bu sebeple her dakika ve her saniye kendinize moral verin. ASLA KENDİNİZİ BAŞKALARIYLA KARŞILAŞTIRMAYIN! Sonuç: sınav bitti ve kafam şuan rahat. Tercih dönemi gelsin bakalım neler olacak :)

Bu serinin ikinci yazısında "Yazın sınava hazırlık psikolojisi ve tavsiyelerim" konusunu ele alacağım. Hadi iyi bakın kendinize :) Sınava hazırlanan arkadaşlar, sorularınızı bekliyorum ^^


Öyle İşte :)

19 Şubat 2015 Perşembe

Hayatınızın İplerini Elinizde Tutun!!! :) -Motivasyon-

(Yazıyı önce yayınlamıştım ama başka bir yazıya öncelik vermem gerektiğini hissettim ve bu yazıyı programla birkaç gün öteye aldım. Garipliği farkeden vardır belki diye açıklama yapma ihtiyacı hissettim ^^ )



İki gün önce okula bilindik üniversitelerden birinden konuşmacı bir hoca ve yanında(neden geldikleri hakkında en küçük bir fikrim olmayan) birkaç kişi geldi. Önce konuşmanın amacı sadece üniversitelerini tanıtmak sandığım için sınıfa test çözmeye inmek istemiştim ancak, sonra motivasyon amaçlı olduğunu öğrenince ilgimi çekti çünkü şu aralar en çok ihtiyacım olan şey motivasyon.
Konuşmacı olan hocanın anlatığı herşeyi mantıklı bulmadım açıkçası. Mesela hayata sınır çizmememizden bahsederken söz hakkı verdiği kişiler hakkında sınır çizen yorumlar yaptı, kişiyi tam tanımadan tahmini karakter yazmaya başladı. Bu da ister istemez herkesin hocaya falcı muamelesi yapmasına neden oldu, hani falcının dediği tutacak mı tutmayacak mı diye beklentiye gireriz ya öyle bir şey :D Neyse bu yazımın amacı o hocayı kötülemek falan değil çünkü insan bir süre yaşadıysa iyi ya da kötü bir şekilde deneyim elde eder, yani en azından ben böyle inanıyorum. Adam kaç yaşına gelmiş ve boş bir insan da değildi ama yine de yanlış olduğunu düşündüğüm fikirleri vardı. Asıl isteğim: Sizinle, bu seminerdeki yararlı bulduğum bazı notları paylaşmak.

"BİR BEN VARDIR BENDE BENDEN İÇERU -Yunus Emre"
Sözüyle içimizdeki potansiyeli farketmemizi söyledi.

İnsan beyninin mükemmelliğinden söz etti ve eğer beynimizi kullanırsak yapamayacağımızın olmadığını söyledi.


Hayatımızın iplerini kendimizin tutmamızın gerektiğini ve artık kendi sorumluluğumuzu almamızın gerektiğinden bahsetti. 

Kendimize vizyon belirlememizden bahsetti: Bu olayın kısa, orta ve uzun çaplı vizyonlar olarak üçe ayırmamızı söyledi.
Kısa çaplı vizyon(önümüzdeki 2-3 ay)
Orta çaplı vizyon(önümüzdeki 1-5 yıl)
Uzun çaplı vizyon(önümüzdeki 5-20 yıl)
Not: Hoca, hayatta fazla sınır koymamamızı söylerken vizyon konusuna geldiğinde çelişkiye düştü. Bana kalırsa vizyon belirlerken her üçünde de belli bazı başlıklar olmalı ama her şeyi en ince ayrıntıyla çizmeye çalışmamalıyız çünkü yarın ne olacak kimse bilemez. Hayat bize neler getirebilecek, yarın ne isteyeceğiz? Bütün bunları sadece belki sezebiliriz ama kısa çaplı vizyon için geçerli sezebilmek de. Eğer şartları istediğimiz sonuca ulaşabileceğimiz şekilde ayarlayamazsak ve ulaşamazsak hedefe, hayal kırıklığı ve pek çoğu ardından gelebilir. Bu yüzden hiç olmazsa bir "B Planı" gerekir. Mesela hoca bu "B Planı" işine de bek sıcak bakmıyordu ve bunu desteklemek için de "Alternatif üretirsen enerjiyi başka yerlere bölersin ve beynin tam odaklanamaz" dedi. Bende bu savunmaya "Iııı, bakış açıları farklı olabilir tabii ki" diyebilirim ancak.

Hocalara, eğitim koçlarına gidip "Bana çalışma programı hazırla" demenin saçma olduğundan bahsetti. Savunması da "Bana kendi evinin adresini sorarsan, ben sana kendi evimin adresini söylerim." oldu. 
Not: Belki de seminer boyu kesinlikle haklı diye düşündüğüm en belirgin konu buydu çünkü ben bunu bizzat deneyimledim: Hem tavsiye veren hem de alan taraf olarak. Tavsiye alan taraf olarak yaşadığım: Yaklaşık 8 hocadan farklı çalışma yöntemleri öğrenip hiçbirini de tam olarak uygulayamadığım için elim ayağım birbirine dolaşmış olarak ortada kalmıştım(2014 yılından bizzat bu eziyeti yaşadım). Tavsiye veren taraf olarak da tavsiyelerimin işe yaramadığı zamanlar huzursuz oluyorum. Bu sebeple pek fazla tavsiye vermeye yanaşmam. Ha eğer karşıdaki tavsiye isterse deneyimlerimi anlatırım ama sonuna "sen yine de kendini daha iyi bilirsin, kendince oluşturursun çalışma şeklini" diye de eklerim.
Bu durumlar hakkında benim hocalarımdan birinin bir sözü var "Çözüme ihtiyacı olan bir insana hangi çözümle gelirsen gel, o insana mantıklı gelir. Aynı hastalığı olan insanlara her bitkinin şifa olduğunu düşünmesi gibi.".

Vel hasıl-ı kelam:
- Eğer çalışma programı danışma ihtiyacı duyuyorsanız sizi en iyi tanıdığını düşündüğünüz ve deneyimlerine güvendiğiniz bir ya da en fazla iki hocanıza danışın.
- Hayatınıza(eğer iyi anlamda hırs sağlamıyorsa) fazla belirgin hedefler koymayın.
- İnsanların sizin hakkınızda söylediği iyi sözlere fazla umut bağlamayın(sürekli beklentiye girmenize neden olur), kötü sözlere de fazla takılmayın(onlar öyle dedi diye öyle olmak zorunda değilsiniz).(konuyla çok alakalı olmadı bu not ama neyse işte :D )

Sınav öğrencileri, Allah zihin açıklığı versin hepimizee!! (AMİİİN!!!)

Öyle İşte...

10 Ekim 2014 Cuma

# Sınav Günlükleri #

Sıla ile beraber karar aldık ve "Sınav Günlüğü" yazmaya karar verdik. (Sıla'nın bloğu için tık tık ) Bu günlükte; sınav sürecinde yaşadıklarımızı anlatmayı planlıyoruz. Aynı zamanda ben motive edici sözler yazmayı da düşünüyorum çünkü sonra açıp okuduğumda beni mot,ve etsin de istiyorum açıkçası :) Deneyimlerimi yazmak istiyorum özellikle çünkü bu stresli zamanda eminim pek çok deneyim elde ediyorum, edeceğim. İşte bu etkinliğimiz sayesinde de (muhtemelen ileriki zamanlarda paylaşırız yazdıklarımızı) deneyimlerimiz havada kalmamış olacak :)
Defterim Sıla'nın ki gibi el emeği olmadı maalesef ama en azından çok beğenerek aldığım ama kullanamadığım içinde dolabımda kalan defterimi değerlendirmiş oldum :) Ben de ilk sayfasını süsledim hem :D
Neyse ben günlüğümün resmini ve daha tapatazecik yazdığım ilk yazısından bir sözü de sizinle paylaşmak istiyorum :)
Not: Sınav günlüğüm hakkındaki paylaşımlarımı yukarıdaki " # Sınav Günlüğüm # "  sekmesinde bulabilirsiniz ^^ (Ayrıca okul yazıları sekemsinde de bulabilirsiniz ama yine de özel sekme açtım ben :) )
İşte defterim ^^
 Defterimin ilk sayfası:
 İlk yazımın sonuna yazdığım bir söz:

 Öyle işte :)

13 Şubat 2014 Perşembe

Yiteeeeer!! (Motivasyon yazısı)

Yeteeeeer!
- Ders çalışmaya oturduğumda mesaj atan arkadaşlara,
- Sınıfta benimle uğraşıp duran süper zekalı kıza,
- Sınıftaki eşit ağırlığa geçmek istediğini söyleyip bir türlü geçmeyen ve ayrıca geveze olan akadaşlara,
- İlerizekalı gibi gelecek yılki Ygs'mize gün sayanlara,
- Üretkenliğini yalnızca kaygı ve bahane de kullanan beynime
yeter artık!
Hedefimi artık kesin olarak belirlediğime göre ona ulaşmak için elimden geleni yapmalıyım!
BAHANE YOK!


Son zamanlarda dinlediğim ve çok sevdiğim bir şarkıyla bitireyim bari :)
Not: Ben gibi motivasyon ihtiyacı duyanlara yararı olur umarım :)
Dip Not: Herkes musmutlu ve motivasyon dolu geçirir günlerini inşaallah ^_^
Derinlikteki Not: Tıptan vazgeçme eşiğindeydim ve vazgeçtim. Yeni hedefimi söylemek istemiyorum ama kazanabilirsem öğrenirsiniz inşaallah :) 
Öyle işte :)