Yazılarımı okuduktan sonra yorum yapmayacak olsan bile yazımın hemen altındaki "okundu" butonunu işaretle olur mu :)
kitap okumak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap okumak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2013 Çarşamba

Okudum ve Bitti: Dostoyevski - Budala

Kitap okumayı çok seviyorum. Dostoyevski'de okumayı en çok sevdiğim yazarlardan :) Kitap güzeldi başından sonuna kadar "Ah Azizim! Nolcak bu Rusya'nın hali.." kıvamındaydı. Demek istediğim kibar salon insanları toğluluğu içinde geçiyor olaylar :) Budala bir prensimiz var. Onun yaşadıkları anlatılıyor romanda. 712 sayfa. Sonlarına doğru cinayet ve aşk konuları da işin içine girdi. Dostoyavski'nin sevdiğim yanlarından birisi de ahlaklı yazıyor olması. Kitaplarını okurken herşey o kadar gerçekmiş gibi geliyor ki :) Tek bir sorun var ki o da bu kitabı beğendiğim halde çok uzun sürede okumuş olmam. Bir daha böyle birşey yapmak istemiyorum ve inşaallah da yapmam :) Ha unutmadan, bir daha bilmediğim yayınevlerinin yabancı kitaplarını almam. Dayım(kitapçısı var) orjinalden çeviri apan yayınevlerinden kitap almanın daha iyi olacağını söylüyor. Mesela önceden ben sefilleri 200 sayfalık mı ne okumuştum, orjinali 800 küsür sayfaymış. Orjinalden çevirisi daha sağlıklı olur diye düşünüyorum bende :)


Bu kitaptan önceden yazdığım alışveriş yazımda bahsetmiştim. Resmi de o zaman çektiğim fotoğraftan kestim. Alışveriş yazım için tık tık

4 Ocak 2012 Çarşamba

Hayat..

"Bir Kurban bayramı daha... 1930'lar çok çok gerilerde kaldı. O günlerin çocuğu da öldü gitti. Sanılır ki, kişi bir kez ölür. Öyle değil oysa! Kişi, yaşam boyunca pek çok kez ölür. Bakarım zaman zaman eski resimlere: İşte Phobus Fotoğrafhanesi'nde çekilmiş resimler. Golf pantolonlu, ya da kısa pantolonlu bir çocuk... Ne oldu ona? Öldü gitti. Daha sonra ilkokul, ortaokul, lise sıralarındaki çocuklar, gençler... Hepsi yok oldular. Yok olmak değil mi ölmek? Öyle ise boyuna ölüyoruz, biçimden biçime giriyoruz, bambaşka bir insan oluyoruz zamanla. Altmışındaki kişiyle sekiz, on, on beş yaşların kişisi nasıl olur da aynı insan olur, olabilir? Zamanın bir oyunu bu bize. Hep ölüyoruz, öle öle büyüyor, değişiyoruz, son ölüme doğru gidiyoruz."


yazarını bilmediğim ama çok etkilendiğim bir yazı öle öle büyüyor, değişiyoruz..


hadi biraz felsefe yapayım size ehehe :) Hayat ne demek? 
Bence hayat:



 uyumak... Necip Fazıl Kısakürek amcanın dediği gibi :
İki yıldız arası göğe asılı hamak…
Uyku, uyku… Zamansız ve mekansız, uyumak.
...
  Her gün yalnız namazdan namaza uyanayım;
Bir dilim kuru ekmek; acı suya banayım!
                                                                 Ve tekrar uyuyayım ve kalkayım ezanla!

kosssskoca bir kupa kahve.. :3
Bilgisayar aşkı... dizilerim varsa NEDEN OLMASIN ;)
binlerce renkle resim yapmak...
kitaplara gömülüp kendini kaybetmek...














işin şakasını geçersek hayat:

aile
uyku
eğlence
çizgifilm, dizi(kore dizisi), film vs.
temiz hava

doğadan ibaret :)
şşşşttt ilk saydıklarım hala geçerli ;)

12 Temmuz 2011 Salı

Tatill :)

haziranın 29 unda tatile gittik :) aslında normalde yazlığımıza tatile gitmeyi sevmiyorum, çünkü yazlığımız akdenizde. yani çok sıcak, nemli, sivri sinekler ve bide ÇİYAN :/ belki sırf orayı pek sevmediğim için diye düşünüyorsunuzdur ama inanınki alakası yok. yazlığımız bir köyün içinde denize sıfır çok güzel sessiz sakin. aslında tatile gitmiyecektim ama gittim çünkü kuzenim geldi ^^ yolculuğu sabaha karşı yaptık ve ben hiç uyuyamadım yazlığa gelir gelmez uyumuştum :D o gün denize gitmedik. ve belki saçma diyebilirsiniz ama 5 günlük tatil boyunca sadece 1 gün denize girdim o da tisanda :) aslında saçma değil çünkü denize girmenin öyle çok aşırı bir eğlencesi yok. bana göre denizin eğlencesi içinde yani kabuklarında, taşlarında, balıklarında :) denize girdiğim zaman kesinlikle deniz gözlüğümü takıp suyu incelerim :) tatilimin iyi yanlarından birisi uyduda arirang'ı ve nhk world'u buldum.(arirang evrensel kore kanalı yani ingilizce yayın yapıyor ama kore hakkında :) nhk world'ü ise hala tam olarak çözemedim ama dünya hakkında bi belgesel kanalı. o da ingilizce. japonya ve italya çok ilgimi çekmişti o kanalda ^^) bi iki gün o kanalları izledim ama genelde cartoon netwrok'u izliyordum. şimdi dersiniz tatilini tv başında mı geçirdim tabiki hayır. bu dediklerimi ya gece izliyordum yada yazlıkta olduğumuzda ve tv yi boş bulabilirsem :) yaa nese konudan çok koptum :D tatilimde bol bol kitap okudum :) CİNAYET ROMANIII~~~ :D çok eğlenceli. normalde korku filmi izleyemeyen biri olmama rağmen cinayet, polisiye, macera, gerilim kitapları tam bana göre ^^, uyudum :D, müzik dinledim, manzaralara(özelliklede gelirkenki gün doğumuna) bol bol bakıp şükrettim(keşke özel makinem olsaydıda resimleseydim. ablam hep makineyi kullandırtmıyor..), kuzenimle iş yaptım :D, sinirlendim(çünkü kardeşlerimle tatil hep zevkli olmuyor..), kuzenimi kuma gömdük :D ve resimler çektim(çok fazla olmasada) :) . resimlerle yazımı bitiryorum :)

Tisan'ın çevre yolundan görüntüsü :)
 ablamın elindeki gariban yengeçler. biri ablam tuttuğu için bacağını bıraktı. tabi biz bu garibanlara işkence etmedik. resimlerini çekip denize bıraktık ^^
 Tisan'ın sağ tarafındaki bölüm :)
 Cennet ve Cehennem'de gördüğümüz ve korka korka 2 m uzağından resim çekindiğimiz deve :D
 sahilde okuduğum cinayet romanı :D , deniz kabuklarım, gözlüğüm ve terliklerimle :)
 iki resmide beğendiğim için ikisinide ekledim :)
 hani demiştim ya 1 gün haricinde denize girmedim diye, o zamanlarda bol bol resim çekmiştim özelliklede kabuklarımı :) ama resimdeki kabukların çoğu Tisan'dan :)
 saçma geliyordur herhalde bu kadar az kabuk toplamam.. aslında baya toplamıştım ama içinde canlılar vardı :/ babamda günah olacağını söyleyip denize geri atmamı söyleyince azıcık kaldı :(
 bu da benim düzenlediğim resim :) kuzenlerim, ablam ve ben :D şirin olmuş ama değil mi :)

Sevgiler.. :)