Yazılarımı okuduktan sonra yorum yapmayacak olsan bile yazımın hemen altındaki "okundu" butonunu işaretle olur mu :)
blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2014 Pazar

Mim: Nedir Ne Değildir?



Pofuduk beni mimlemiş, e bana da yapmak düşer :)
Pofuduğun mim yazısı için tık tık
Poduğun bloğu için tık tık
Blog açma hikayen nedir?
Umm.. En başından başlarsak ben 2. sınıftan beri blog yazıyorum. Lise 2 değil bildiğiniz ilköğretim 2. sınıf :D Amaa Blogger değil Blogcu'yu kullanıyordum. Hatta adım FULORA idi(Flora diye başka bir blog olduğu için Fulora yapmıştım :D ) :D Hatırlıyorum Bir ara aynı anda 3 blog yönetiyordum(birisi yemek bloğuydu, biri normal istersem yazı istersem resim paylaştığım bir blogtu, diğeri de sanırım müzik bloğuydu) :D Sonra neden hatırlamıyorum kapattım bu blogları ve Blogger'da bir blog açtım ama Blogger bana çok karışık ve zor geldi bir de sıkıcı(o zaman bu kadar çok yaşlarıma yakın Blogger yoktu Blogcu daha meşhurdu.) ve o bloğumu da kapattım. O aralıkta blogla alakayı kesmiş olmam lazım, emin değilim. Sanırım o aralıkta Facebook'a merak salmıştım(günlük tutmamanın kötü yanı işte, hatırlayamıyorum pek çok şeyi :/ ). Yaş sınırından 1 yaş küçük olmama rağmen Facebook hesabı açmıştım v.s. v.s. Birkaç sene sonra tekrar blog açmak istedim ve Blogcu'ya döndüm fakat Blogcu değişmişti, eskiden şablonun o karmakarışık dili olmasına rağmen şablon ayarlamakta ustaydım ama o aralıkta unutmuşum. Blogcu'da şablon ayarları da değişmişti zaten, tanıdığım pek çok blogcu bloğunu kapatmıştı. Sonuç olarak baktım böyle olmayacak Blogger'a tekrar bir bakayım, zorsa zoru da başarırık didim :D (Tabi o sırada annemin Blogger kullanmasınında buna biraz etkisi oldu :D ) Yani anlayacağınız senelerce blog yazmaktan vazgeçememiş ben işte buradayım :) Çok uzun yazdım ama pekte kısa değildi hikayem :)

Bloğunun ismi nereden geliyor?
Blog adresimdeki isim: Happy Little Red Riding Hood = Mutlu Küçük Kırmızı Başlıklı Kız
Bloğumu açacağım sıralarda internetten bilindik masalların ingilizcesine bakıyordum ve Kırmızı Başlıklı Kızın ingilizcesi o kadar ilginç gelmişti ki bana bunu blog ismim yapmalıyım dedim. Ama bu isim daha önce alınmış olduğundan dolayı başına bir de "Happy" ekledim :)
Hesabımdaki ismim(yani nickim): Altın Zen
Daha önceden nickim (=^_^=)Zennn~~ idi. Google bir sürü yenilik yaptı Google+ gibi bir şey çıktı ortaya o arada bu ismimi  kabul etmedi(Kimsin sen Google. Amcalığını bil, seni ilgilendirmeyen her şeye karışma beee!! :D ). Ben o aralar Zen'i altın demek sanıyordum(Zen=kadın mış sonra öğrendim), bu sebeple Altın Altın anlamına gelsin diye Altın Zen yaptım. Aslında Altın Kadın oluyor, o da güzel :)

Hangi mevsimi seversin?
Ben bütün mevsimleri severim: Kışdayken yaz ve ilkbaharı özlerim, yazdaykense sonbahar ve kışı :D Tabi anın tadını çıkarmak diye birşey de var. Yani yaz mevsimindeyiz şuan ama hem sıcaktan hoşlanıyorum hem de kışı da isteyebiliyorum. Arada da diyorum sonbahar olsada fena olmaz hani :D Sonbaharda da gökyüzü çok güzel oluyor meselaaa. Kısaca mevsimler konusunda çok şıpsevdiyim :D

Bu mevsim sana neyi çağrıştırıyor?
En sevdiğim mevsim cevabına göre veriliyor sanırım bu cevap. Bütün mevsimler dediğime göre cevabımda 4'nün ortağında çağrışım yapan şey: Gökyüzü. Çok incelerim ben gökyüzünü :)

Kırmızı ruj mu eyeliner mı?
Eyeliner :) Harika bir makyaj hilesi yahu o: eyelinerı sürmeyi becerebilen kişilerin gözlerine dikkat edin bir, böyle ağır ağır bakışlar veriyor insana. Bir esrarengizlik bir esrarengizlik ayyy :D Dışarıya makyaj yapan birisi değilim ama övünmek gibi olmasın güzel sürerim eyelinerı :D 

Blog yazmak sana neler kazandırdı?
Diksiyonda neredeyse hatasız bir konuşma(nasıl yazıyorsam öyle konuşuyorum), değerli blogger arkadaşlar, yazmak konusunda yetenek, okuduğum ilginç bloglarla bilgi v.s. bir sürü bir sürü artısı oldu :)

Kitap okumak mı bir şeyler yazmak mı?
Son okuduğum kitap biraz okumaktan soğuttu beni(Gogol - Dikanka Yakınlarındaki Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları, yazısını yazmayı düşünüyorum en kısa zamanda) ama yine de kitap okumak :)

Şiir mi, roman mı, hikaye mi?
Hikaye tabiki, hele bir de Edgar Allan Poe ise :)

En çok etkilendiğin film?
Beni etkileyen çok film var ama şuan aklıma gelen film Patch Adams.

Hangi tür kitap/film?
Kitap: Fantastik, polisiye, klasik.
Film: Aile, komedi, eski zamanları anlatan filmler.

Öğrenci olmak mı iş hayatı mı?
Öğrenci olmakta güzel ama hayalimdeki işi yapabilirsem iş hayatı :)

Kitap okumak mı film izlemek mi?
Filmler bana çok kısa geliyor, bitiklerinde üzülüyorum :D Bu sebeple kitap okumak.

Klasik giyim mi spor giyim mi?
Ben genelde ikisini karıştırarak kullanıyorum. 

Almaktan asla vazgeçmeyeceğim şey?
Pofudukla aynı cevap: kitap, kalem, defter ^^

En sevdiğin yemek?
Ben yemek ayırt etmiyorum pek yaa :D

En sevdiğin dizi?
Benim çok fazla sevdiğim dizi var amaa.. O zaman en son izlediklerim arasından favorimi söyleyeyim: HANNIBALLLLLLLLL!!! :D

Özel yeteneğin olsa bunun ne olmasını isterdin?
Uçabilmeyi isterdim; dedim ya gökyüzünü çok seviyorum ^^

Hasta olmanın en kötü yanı nedir?
Hastalığım neyse sebep olduğu şeyler(baş ağrısı, miğde bulantısı v.s.) ve bunlardan kaynaklı yorgunluk.

Alınacak listen var mı?
Var; en başta kitap listem geliyor hatta.

İlk aldığın makyaj malzemesi?
Ben değil halam almıştı. Bimden makyaj seti; farı, ruju ve allığı vardı.

Bu kadaar :) Sıla'yı etiketliyorum. Her mimi de sana paslıyorum Sıla ama bu seferki sebebim yazı yazmaman. Yazsana yahu :D Tamam biliyorum köydesin ama dönünce kesin yap ;)
Sıla'nın bloğu için tık tık 

Öyle İşte ^^

28 Aralık 2013 Cumartesi

İçinizdeki Vasfiye Teyze'ye Bir Sus Deyin :) (Bloğum 4 yaşındaaa~~)

(Şarkı Hanao Miyazaki'nin Dün Gibi çizgi filminden ama aslında oldukça eski bir Japon çizgi dizisinin şarkısıymış.)
Bloğum 4. yaşında. E artık büyüdüğüne göre geçen yılki gibi cıvık cıvık bir yazı yerine oturaklı bir yazı yazayım dedim diyeceğim ama inanasınız bile gelmez herhalde :D Tamam giflerle doldurup hareketli bir şarkı eklemiycem ama kısa bir yazıyla 4. yaş günü işinide halletmiş olucağım(ki zaten birkaç saatle yaş günü olayınıda kaçırdım maalesef :D ).
İçinizdeki Vasfiye Teyze'ye bir sus deyin. Vasfiye Teyze'yi bilmeyenler için anlatayım: Yalan Dünya dizisinde sürekli negatif şeylerden bahsedip insanın hayat enerjisini emen bir karakter nam-ı diğer "enerji vampiri Vasfiye". Buyrun Vasfiye Teyze'den kısa bir kesit(Lafını söyler söyler sonrada çarpıtır. İzleyince Ne demek istediğimi daha iyi analayacaksınız :) )
Hah herkesin aklında ve çevresinde bu Vasfiye Teyze'den var. Örnek vereyim:
-Bak şu konuda bir araştırma yaptım, çok ilginç bilgiler buldum.
-Ayy~ Sende hep araştırma yapıyorsun. Hayır, araştırınca eline ne geçiyor ki.
-Yani, şey.. Genel kültür?~~#/%&
Eror veren beyniniz yavaş yavaş o kıvılcımı tutuşturur:
-Hakkaten yaa araştırıp ne yapıcam ki sanki, aslında daha önemli şeylerde var, ay boşu boşuna vakit kaybettim v.s. v.s. NE ÇEKTİM BEE! 
Dimi ama :D Bu oldukça basit bir örnek, milletin çaktığı Vasiye kıvılcımlarını tutuşturmakta üstümüze yok doğrusu :)  Yapmayalım şunu lütfen. Milletin işine karışıp hevesli olduğu işleri "pfft" diye söndürmeye gerek yok sanırım, kendi heveslerimizi, amaçlarımızı ya da yaptıklarımızıda aynı şekilde söndürmeye gerek yok :) Sonra "NE ÇEKTİM BE BEEEN.." deyip duruyoruz :)
Hişttt! Vasfiyeler, susun hele bi!
 
Not: Bloğumun 4. yaşı kutlu olsuuuun~~
 
Alakasız Not: Şimdi bu yazıyı yazdıktan sonra söylenmek olmaz ama yazmadan edemiyeceğim hiç kusura bakmayın :) Ayyy sınıfta beni uyuz eden bir kız var, ciddi ciddi deli edicek beni. Benim özel neyim varsa araştırmaya çalışıyor yaa!! Ailevi olaylarımı bile!! SANANE KIZIIIM!! Bİ GİT BAŞIMDAN HASTA MISIN NESİN! HAYIR BEN SENLE UĞRAŞMIYORUM, DERDİN NE BENİMLE! Hayır, benim Vasfiyelerimden birisi o kız bundan kesinlikle eminim. Ben onun hakkında istemeden birkaç şey öğrendim ama söyledim mi kimseye!? Onun benim bildiğimden haberi bile yok. Ayıp be...

1 Şubat 2013 Cuma

Mutlu Küçük Kırmızı Başlıklı Kız? Zennn?


Bloğumun adresinde happy little red riding hood(mutlu küçük kırmızı başlıklı kız) yazıyor. Ama nereden geldi bu isim?

Birgün kırmızı pelerinimi giyindim, elimede sepetimi aldım ve büyükkannemin evine patikadan gitmeye başladım. Yolda ayağım bir taşa takıldı ve yere düştüm. Durumuma gülerek ayağa kalktığımda karşımda 2 metre boyunda bir kurt gördüm. Kurt gülümseyerek bana " Mutlu küçük kırmızı başlık kız" dedi ve adımda buradan geldi deeeeeeeeeeermişim :D Hadi ordan ben yere düştüğümde gülmem ki :D Tabi olayda sadece saçma olan benim düşünce gülmem :D Neyse neyse uzatmadan anlatayım ben çünkü mousen çarpı işaretine doğru gidiyor, farketmedim sanma. GÖRÜYORUM HERŞEYİ BEN! ÇEK ELİNİ O MOUSEDEN! ÇEKSENEEEEEEEE!
Öhüm Öhüm.. Evet. Ben blog açmaya karar vermiştim, şöle 3 yıl kadar önce(2010 un Aralık ayı). İlginç bir isim arıyordum bloğum için. O zamanlarda da internetten kırmızı başlıklı kızın ingilizcesi çıkmıştı karşıma ve ismi de ilginç gelmişti bana. "Once upon a time. There was a girl named Little Red Riding Hood....(Bir varmış, bir yokmuş. Küçük Kırmızı Başlıklı Kız adında bir kız yaşarmış....)" :D  Herneyse bloğumun adı bu olacaktı little red riding hood, ama yapamadım başkası kullanıyormuş bu ismi. Bende bari birde mutlu ekliyeyim dedim ve happy de eklenmiş oldu ismime. İngilizce olmasının nedeninden tam emin değilim. Şimdi olsa türkçe yapardım o kesin. Böyle işte efendim. Bu ismi seviyorum ama.



Peki ya zennn ismim nereden geliyor?



Önceden açıklama yapmıştım ama biraz eksik yazdığımı farkettim. Ben zen in anlamını kürtçede Zeynep(adım) sanıyordum. Değilmiş galiba. Sonra bu zen in budizmin bir dalı olduğunu öğrendim, vazgeçsem mi ki bu isimden dedim. Çok sonralarda zen in türkçede altın demek olduğunu öğrenince çok hoşuma gitti. Çünkü söylenişi bile hoşuma gidiyordu. Sonra ben sonuna 2 tane daha n harfi ekledim. Sonuç olarak Zennn çıktı. Çizimlerimde, yazılarımda kullandığım bir imza diyebiliriz buna. 

Değiştirmeyi düşünmedim mi, düşündüm tabi ki çünkü bir süre sonra pek hoşlanmamaya başladım ismimden. Ama daha güzel bir isimde bulamadım bende sevmeye karar verdim takma ismimi :) Blog diyarında da önceden adım Zennn(=^_^=) di ama Google+ ya geçtim ismim Zeynep Zen oldu. İsmim böyle olsun istemiyordum ama. Uyuz Google+ da Zennn i kabul etmedi; fazla harf tekrar ediyormuşda ondanmış -.-" Bende Mutlu Küçük Kırmızı Başlıklı Kız yaptım.  Bu seferde adımın gerçek olmadığını farketmişler. 1 Şubat'a kadar zaman vermişlerdi. Nolcak bilmiyorum. Hesabımı donduracaklarını söylemişlerdi ama Google+ hesabımı çoktan kapattım. Tabi onu kapatınca da baya bir sıkıntı yaşadım ve yaşıyorum. Youtube hesabımda sorunlar oluştu, blogta ayrı sorunlar çıktı. İyisi mi sakın Google+ ya bulaşmayın. İllet gibi geldi ve dağıtıp gitti -.-" Şimdide adım Altın Zen oldu yani Altın Altın gibi bir anlam çıkıyor ama napayım ancak bu ismi kabul ettirebildim. Google sonunda bana kafayı yedirticek ama hadi hayırlısı. Ben birde Google+ hesabıma bakayım... -.-

Ha ayrıca mimlerimi silmiycem artık, yeni sekme ekledim yukarıya :)


Sonuç bu işte açıkladım isimlerimi gidiyorum :D Eğer bu satırlara kadar gelip okuduysanız tişkür ederim ^^

25 Ocak 2013 Cuma

Dostluk Mimi :)

Bunları biliyor muydunuz? 

Hassas kişilerin aslında en güçlü olduğunu, her şeyin üstesinden tek başlarına gelebildiklerini? 
Başkalarına nezaket gösterenlerin, kaba davranışlara en fazla maruz kaldığını? 
Sürekli başkalarıyla ilgilenenlerin aslında ilgiye en çok ihtiyaç duyanlar olduklarını?
Söylemesi en zor üç sözün “Seni seviyorum!” “Özür dilerim!” ve “Bana yardım et!” olduğunu? 
Biliyor muydunuz? 

Birinin mutlu görünmesi onun her daim mutlu olduğu anlamına gelmez; yüzündeki o gülümsemenin ardına bakarsanız, belki aslında ne kadar acı çektiğini ve gülümsemenin acısının üzerine beceriksizce örtmeye çalıştığı bir perde olduğunu görebilirsiniz.

Şu anda sorunu olan bütün dostlarımız için bir iyi niyet hareketi başlatalım. 

Blogumuza bu yazıyı kopyalayıp yapıştıralım. Belki bir aile sorunları, sağlık sıkıntıları, iş dertleri, o ya da herhangi bir konuda endişesi olanlara ve sadece birinin umursadığını bilme ihtiyacında olanlardan bir tanesi, birimizin blogunda rastlar ve bir anlık da olsa dünyada başkalarını düşünen insanlar da olduğunu fark eder.

 
*****

Karşınızda ki kişiye "nasıl olsa çok mutludur" bahanesiyle sert davranmayın. Aklınızdan geçen herşeyi insanlara söylemeyin. Siz söylediğiniz sözü belki çok basit görsenizde o kişi çok etkilenebilir. Özellikle "Başkalarına nezaket gösterenlerin, kaba davranışlara en fazla maruz kaldığını?" bu konu hakkında. Ya, insan nazik olunca ona öküz gibi davranılabilinir anlamına gelmiyor!
 
Dostluk mimini Şeyma'da gördüm. Sonra mimin aslını buldum: Vladimir.

İsteyen herkes paylaşıp, dilerse altına kendide birşeyler eklesin :) Yıldızla ayırdığım yerden sonrası benim eklentim.


(Bu mimi kaldırmıycam ^^ )

24 Ocak 2013 Perşembe

Birkaç Karar Aldımda ^^

Öncelikle herkese merhaba :) Bloğum hakkında birkaç karar aldım da, onları şeetçektim.


Mim yazılarını yazdıktan bir süre sonra kaldırıcam:
Mim yazıları fazlalık gibi göründüler gözüme. Şimdiye kadar yazdıklarımın hepsini sildim zaten. Bundan sonrada yazdıktan sonra bir süre bekletip silerim.

Mail adresi vermek hakkında:
Bloğumun köşe tarafında mail adresimi paylaşmıştım; soru ve görüşler için. Blog için açmıştım bu mail adresini. Saçma sapan dolandırıcının biri bana ingilizce bir mesaj attı. İşte efenim işinde ortak arıyormuşta, bankası varmışta, İranlı adamın biri buna çok yüklü yatırım yapmışta, benim ne kadar yatırım yapabileceğimi soruyor. Aklı sıra dolandıracak beni :D Bende de ne paralar dönüyor ne paralar anlatamam :D Diyor ki benim mailimi gizlice bir arkadaşından almışmış :P Ulu ortaya koymuştum mail adresimi halbüse :D Ondan sonra kellime ben o maili kimseye söylememeliymişim, bütün samimiyetiyle yazmışmış, en azından benden bunu istiyormuş. Allaam Yarabbem! :D Ne yapacağımı tam bilmiyordum doğrusu, şimdi cevap yazsam umrumda değil desem bırakmaz. Yaşımı söylesem ne olur bilemem. Aradım 155'i, polis amcayı konuşturmadan olayı anlattım :D Polis amca derin bir iç çekti "Ben size bir telefon numarası vereyim" dedi :D O numarayı aradım, önce mail adresini sordular; mail adresi de abuk sabuk birşey okuyamıyorum bile. Dediler ki "Dolandırıcılar hep böyle taktikler kullanılar, sizin yapmanız gereken onu engelleyip, virüs programınızı güncellemek. Eğer bir daha mesaj atma gibi bir durum olursa bize bildirin, yasal işlemi biz başlatalım."  Olay bu yani. Mail adresimi öyle köşeye yazıp bırakmıycam. Lazım olursa eğer yazımda paylaşırım. Ha birde, Gmail'den kişi engellemeyi öğrenmek isteyen varsa ayırca onun için görselli bir yazı yazabilirim. Benim bulana kadar canım çıkmıştı.

Şablonumu değiştirdim:
Mevsimlere göre yapıyordum şablonlarımı ama olmadı. Hem arkaplanım pek hoşuma gitmemişti hem de buraya kar yağmayınca kardan adamı gör gör sinir etti :D Bende değiştirdim :)


Eski şablonum:

Yeni şablonum:

--Şimdi yazıcağım karar değil ama yazmassam içimde kalıcak. Yazımı okumadan altına yorum yapmayın lütfen. Hikaye yarışmasına katılmıştım yazımın altına biri "Tebrikler" yazmıştı(sildim yorumu, boşuna aramayın :D ), üstelik yarışmayı kazanamadım. Hani rezil olan siz olursunuz ondan diyorum. Ayrıca yazım okunmadığı sürece yorum felanda istemiyorum, gerçekten. Yorumsuz kalırım daha iyi.

Öyle işte, değişiklik olursa ben sizi haberdar ederim :D

27 Aralık 2012 Perşembe

Masal Kitabım 3 Yaşında!! ^o^

uhm... bloğumun önceki yaşlarını kutlamadığımı farkettim ve 3. yaşından itibaren kutlamaya başlayayım bari dedim :) (saati dakikasına kadar aynı an :D)

HEY DJ! SPIN THAT SHIT!

Naptın dj ya~~ İş yine bana düştü..

hay Allah :D

işi ustasına bırakalım ve PARTİ BAŞLASIN!!




söylenecek bir söz yok bence :D DAHA ÇOK TAKİPÇİ, DAHA ÇOK YORUM VE DAHA ÇOK YAZI İLE NİCE YAŞLARA BLOĞUM! :D

13 Eylül 2012 Perşembe

Yaz Tatili Bitiyor, Okullar Açılıyor..

bloğuma pek sık yazı yazamıyorum, yorum yapanlarımda pek azaldı, tatilde yapamadım, birazda boş geçti bu yaz.. şimdi ben ağlamayayımda kimler ağlasın.. yani. ama. şey... BÖHÜEEĞĞĞĞ

evet verimsiz boş bir yazdı dediğim gibi ama en azından buraya yazmama gerek olmayan bir iki değişiklik yaptım kendime. 

bugün teyzemgil, kuzenimgil ve isveç'te yaşayan kuzenimgil geldiler, çok güzeldi. kuzenlerimin çocuklarıyla bol bol oyun oynadım ve anladımki erkek çocklarından daha iyi anlıyorum. yani bunu ailede en çok erkek çocuk olmasıylada bağlantılayabiliriz. bu fikir aklıma nerden geldi dersenizde, ben çocukları salıncakta sallarken eğlenceli olsun diye onlara hayal kurdururum. derim işte seni güneşe fırlatıyorum ya da gezegen isimleri uydururum. derim eşyalarına kap, gidiyorsun, koca kafalı güneşe selam söyle felan falan v.s. :D işte bu sırada en çok eğlenenler kuzenimin 9 yaşındaki oğlu ve e tabiki benim üçlümden Kerem ve Mücahit oldu(Yasin yoktu yanımızda). herneyse kuzenlerimin küçük kızları var her ikiside 3 yaşında, onlara da dedim işte sizi pembe prensesin, pembe şatosuna yolluyorum, prensesin pembe atları var v.s. sonra dedim pembe ayakkabılarınızı kapın uçuyorsunuuuuuuzzzz diye derken, velet diyor benim ayakkabılarım ayağımda, diğeride benim pembe ayakkabım yok diyor :D kız çocukları fazla somut düşünüyor. oysa ben diğer veletlere bu canlandırma işini yaparken diyorum işte ışın kılıçlarınızı kapın 7 başlı ejderhayla savaşacaksınız, nasıl coşuyorlar bir görseniz :) "TAMAM! KAPTIM! BEN GELİYORUM 7 BAŞLI EJDERHAAA!!! HİYAAA!!!" :D salıncakta sallanırken çocuk savaş yapıyor :D belkide ben kız çocuklarını idare etmeyi pek bilmiyorum.. sizce?

komşumuzun kızları beni çok seviyorlar ama :) hele en küçükleri bugün eve giderken ben, bağırıyor "anne~~ söyle gitmesin~~" çek şeker yahu :)

okulları açılıyor son günlerimi değerlendirmeye çalışıyorum ve tedirginim biraz yaa~~ endişelerde endişeler.. 

okulun ilk günü hakkında yazı yazmayı düşünüyorum, o gün gelsin de..

1 Eylül 2012 Cumartesi

Sonbahar Temizliği: Şablon Değişimi ^^

şablonumu değiştirdimmm :) bayadır yaptığım bir şey mevsime göre şablon değiştirmek ^^ yani mevsim dışında da şablonlar yapıyorum ama mevsime göre değiştirmek daha bir hoşuma gidiyor :) evet bloğumun öncesi ve sonrası >.<


(orjinal boyutları için resimlere tıklatın)

müzik kutuma yeni birkaç şarkıda ekledim. iyi dinlemeler ehehehehe n_n


eee~~ sen bloğumun yeni halini beğendin mi?

7 Temmuz 2012 Cumartesi

Önemli Bir Uyarı ve Bir Şiir

hmmm.. bu seferlik bu yazımda çok uzatmadan link vererek geçiştiricem.. birikmiş baya yazım var ve derlenip toparlanması gerek bir sürü dosyam var(pc de :D). onlarla uğraşmalıyım ^^

önemli bir uyarı! evet gerçekten de önemli! bak yazım kırmızı anlamadın mı? :D ya neyse cıvıtmayım. bugün parabenden bahsetmek istiyorum.. ve linki vermeden söylemeliyim bu paraben denen madde gliss'in şampuanlarında da var ve tresanda. en azından benim bildiklerim bunlarla sınırlı şimdilik. bizim evde bulunan banyo ürünlerinin hemen hepsinin içindekiler bölümünü oturup inceledim ve yanlız bu iki markada bulabildim.. neyse siz yazıyı okuyun. sonrada koştur koştur makyaj, banyo, ıvır zıvır ürünlerinizi inceleyin :D tamam komik değil..


diğer konumuza geçelim >.<

şimdi o şiirden bahsetmeliyim. mehmet akif ersoy'un bir şiirini paylaşıcaktım ama annem önce davranmış :D neyse bende şiiri onun bloğundaki linki vererek paylaşırım ^.^ gerçekten günümüzün sıkıntılarından bahseden harika bir şiir :) bu şiiri okumamızı bize söyleyen babama bir alkış *clap clap clap(şak şak şak :D)* (babamın bloğu yok. 'babama' kelimesine boşuna basmayın :P)

keman sever misin? :)