Yazılarımı okuduktan sonra yorum yapmayacak olsan bile yazımın hemen altındaki "okundu" butonunu işaretle olur mu :)
alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2014 Cuma

Biraz Benden Biraz Dünden :)

Bir önceki yazımda bahsettiğim ruh halim uzaklaşıyor benden(Şükür...)
Şuan üzerimde erken gelen sonbahar havasının solgunluğu ve uyuşukluğu var yalnızca.
----
Dün vesikalık çektirmeye gittim ve çekilen fotoğrafımı pek beğenmedim(kim vesikalığını beğenmiştir ki şimdiye kadar :D ). Flash patladığında gözüm kapalı çıkmasın diye ardına kadar açıyorum gözlerimi bu seferde manyak gibi gülümseyen birisi oluyorum. Normal gülümsemeye çalışınca yapmacık duruyor suratımda çünkü açıkçası gülmekte istemiyorum. Öyleydi. Fotoğrafçı kız sağolsun çekip çekip bana gösterdi resimleri, bende kötülerin iyisini seçtim işte aralarından :D Yalnız sonra fotoğrafa nasıl bir shop uygulamışlarsa artık resmime baksanız sanırsınız ki 27 yaşında falanım. Suratımda yalnızca yanağımdaki ince gülümseme çizgisini bırakmış :O Birde bu resimle kütüphaneye üye olacaktım; açıkçası üye olasım kaçtı :/ Neyse belki sonra tekrar resim çekinirim ya da gider bu resimle üye olur sonra da kütüphane kartımdaki resmime sticker yapıştırırım :D
---
Dün baya dolu bir gündü. Çarşıda saatlerce gezdik ablamla :D Mağazalar bayram ve tatil sezonu satacaklarını satınca deli gibi indirim yapmaya başladı, e haliyle uzun zamandır alışveriş yapmayan ben, gidip dolabıma yeni bir iki parça kıyafet alayım dedim. Lc, Koton ve DeFacto'ya gittik. Lc'de beğendiğim bir kaç kot tunik oldu, fiyatları yine saçmalık derecesinde yüksek diye almadım; sonuçta Lc pek çoğunuzun bildiği gibi pekte kaliteli bir mağaza değil, e bende gidip birkaç aya rengi solacak ya da garip boyamalarından dolayı her giydiğimde üstümü başımı mavi renk içinde bırakacak(ciddi ciddi tuniğin üzerine boyama yapabilir yazmışlar :D ) bir tuniğe kusura bakmayın 50 lira veremem. DeFacto'nun son ürünlerinde ilgimi çeken hiç birşey olmadı resmen. Koton'a gelirsek. Kıyafetlerini çok kaliteli buluyorum ama feci yüksek fiyatlarından dolayı sadece sezon sonu indirim zamanlarını beklediğim mağaza oluyor kendisi. Hele birde Konya'da 5 katlı bir şubeleri var :D Ablamla çıktık en yukarı kata ve başladık kucağımızı doldurmaya :D Hayır hepsini alacağımdan da değil, dolabımda sayılı kıyafetim vardır benim. Zor beğeniyorum ve kabine girmişken deneyeceklerimin hepsini deneyeyimde çıkayım çabasında biriyim. Tabi birde Koton'un tasarımlarını(hepsini değil tabi ki :D ) çok beğenince kucağım baya bir doldu. Erkek bir görevli yanımdan geçerken bakakaldı :D Sadece o olsa yine iyi, iki tane kız yanımdan geçerken aralarında "Ayy~~ Kıza bak, kucağını nasıl doldurmuş" diye ağızlarının kenarlarıyla ayak üstü dedikodumu da yaptılar :D Sonra ne mi oldu? Kabine girdim ve elimde bir tişörtle çıktım. Kıyafetlerin kimisi kısaydı kimisi istediğim gibi durmadı. Kararsız kaldıklarımında resimlerini çektim ve eve geldiğimde anneme gösterdim, birisinde karar kıldık. İndirim bitmeden tekrar uğrayabilirsem alıcağım onu :) Alışverişe gittiğim hiçbir zaman elim kolum aldığım kıyafetlerimle dolu dolu olmadım, ihtiyacım kadar almayı tercih ediyorum(Hayır, ihtiyaçlarla istekler aynı anlama gelmiyor :D ) ve kıfayetlere yüksek paralar harcamayı da sevmiyorum onun için daha çok indirim zamanı alışveriş yapıyorum. Bilinçli tüketici olalım lütfeen :) Ha birde Koton'u o kadar övdüm ama çok sinir olduğum bir kaç yanı da var: Öncelikle erkek ürünleriyle bayan ürünelrinin arasında devasa farklar gördüm ben(kadınlar daha kolay harcıyor diye midir endir bilmem) birde kolye ve bileklikleri su veya ter değdiğinde bronz rengine dönüyorlar. Bugün müşteri hizmetlerini arayıp görüştüm kadın resmen başından savdı beni. Neymiş, benim alışveriş yaptığım şubeye mail atmış gidersem benimle ilgileniceklermiş. Ben soruyu kadına soruyorum o ise oradaki görevlilerle görüşmemi söylüyor bana -.-"
---
Dün havuza da gittim :) 3-4 saat yüzdüm, kardeşim ve kuzenimle oyun oynadık havuzda. 8 yaşındaki kuzenimden farklı bir dalma yöntemi öğrendim :D (yüzme dersleri alıyor da velet :D )
---
Sonuç olarak akşama perti çıkmış bir Zen vardı ortada. Sabahki uyuşukluk nedenlerimden biriside dün yaptıklarım olabilir :)
---
Burada işimi bitirir bitirmez yemek yiyip test çözmeye gidiceğim ama Studio Ghibli'nin animasyonlarının müziklerini dinleyip durmaktan pek bir animasyon izleyesim var(Studio Ghibli'nin neredeyse bütün animasyonlarını tekrar tekrar bıkmadan izledim ve bazen böyle canım bir daha izlemek istiyor :D ) Özellikle de "Dün Gibi" yi :) (Çünkü sabahtan beri o animasyonun müziklerini dinliyorum :D )



Öyle işte :)

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Zennnnnn'in 2 Alışverişi ve Önceden Yükleyemediği Birkaç Resim

*çok sevimli bir video :3 *

 bu zennnn varya biraz özentilik yaptı bazı blogculara(bir örnek için tık tık) :) alışveriş yazısı eklemek istedi :) bol resimli bir yazı geliyooooooooooor :)

yengemin bana hediye aldığı makyaj seti öncelikle :)
 dış görüntüsü
açılmış olarak olan görüntüsü. aynadaki perdemin yansıması :)
Dove'un 18 renkli far seti. yanlış değilse yengemin aldığı bayan 10 liraya satıyormuş normalde ama tanıdık indirimiyle 8 liraya almış yengem :) pudralı setde vardı ama kuzenim onu ablama verdi. ben ondan ara ara kullanırım :D cilde verebileceği zararın haddi hesabı yok makyaj malzemelerinin ama eğlence işte :)  zaten bazen kuzenlerle ya da arkadaşlarla felan toplandığımızda eğlence olsun diye makyaj yapıyoruz yoksa makyajı hergün yapan birisi değilim :)
yukarıdaki kutu yangemin hediyesinin açılmamış hali :)
vee alışveriş fotolarımda bu resimle başlıyor :) 
ilk ürün neutrogena nın 15 koruma faktörlü, yağsız, güneş kremli nemlendirici mi nemlendiricili güneş kremi mi neyse işte ondan :D 1 defa kullandım henüz sabahları pek dışarı çıkmıyorum oruçtan dolayı o yüzden çok kullanmadım. okul zamanında hergün sürücem nasıl olsa :)
ayrıca neutrogena nın dudak kreminide kullanıyorum tavsiye ederim. çok iyi bir ürün. nivea gibi parçalanmıyor. ve 20 koruma faktörüde varmış onuda geçen farkettim :D
kulesite-adese den aldığım yelpaze. çok tatlıııııı :3 60 kuruş tu. bununda reklamı mı yapılır demeyin yapılır. 60 kuruş ama güzel serinletiyor :D ve çok tatlıııııııııı :D
AIHAO diye bir markanın keçeli kalemleri. çok tatlılar ve kaliteliler :) kulesite-adeseden yine :) 
2. alışverişe gaçiyoruz ^^
kulesite-adese alışverişim. bu alışverişe birkaç gün önce gittim :) kitapların fiyatı çok ucuzdu ve almak istediğim kitaplar ve merak ettiğim kitaplar olunca dayanamadım aldım :) 
  1. Dostoyevski - Budala
    6.90 TL, 712 sayfa, Sonsuz Kitap Yayınevi
    Dostoyevski'nin kaç kitabını okudum hatırlamıyorum ama adam harika yazıyor :) bu alışverişte en çok onun kitaplarını aldım zaten ^^
  2. Dostoyevski - Delikanlı
    fiyatı 4,90 TL idi galiba, 645 sayfa
    , Sonsuz Kitap Yayınevi
    bu kitabın biraz küçük boyutlusu arkadaşımda vardı biraz kurcalamıştım ve hoşuma gitmişti :) almayı planlıyordum yani ^^
  3. Dostoyevski - Karamazov Kardeşler
    4,90 TL, 659 sayfa
    , Sonsuz Kitap Yayınevi
    bu kitap sırf Dostoyevski yazdı diye gördüğümden aldım. hakkında bilgim yok.
  4. Nizami - Leyla ile Mecnun
    4,90 TL, 255 sayfa, Akvaryum Yayınevi
    Leyla ile Mecnun'u internetten kısa kısa okumak yerine kitabını okumak daha zevkli olur diye düşünüyorum. okuyup görücem artık Mecnun Leyla'sı için neler yapmış. garip bir durum mu emin değilim ama şuana kadar hiç aşk kitabı okumadım. 6. sınıfta hocalar okutmaya zoladıkları bir kitap vardı Çalı Kuşu. okumak yerine annemden özetini dinlemiş sınavına öyle girmiştim :D ama o kitabı da bi ara okuyucam inşallah. evde duruyor öyle. gariplik konusuda, yaşıtlarım hep aşk kitabı okuyor hemde hemen hepsi. garipsiyorum çünkü eksik olmayan dizilerinin yanında birde aşk kitapları. sıkılmıyorlar mı yaa~~ -.-" 
  5. Tolstoy - Diriliş
    4,90 TL, 406 sayfa
    , Sonsuz Kitap Yayınevi
    Tolstoy'un da kaç kitabını okuduğumdan emin değilim.. ama adam yazıyor abi yaa :D neyse de gerçekten sevdiğim bir yazar. ilginçtir ki sevdiğim canlı bir yazar yok. hepsi ölmüş :D yaslardayım :P
evet efendim bu kadardı alışverişim. aldığım kitaplar hep kalın kalın birisi hariç. bazı insanlar kalın kitaplardan kaçar ama ben kalın kitap gördüm mü kitap okuma iştahım kabarır. D&R de Anna Karerina diye Tolstoy'un bir kitabını kestirdim gözüme. 1050 sayfamıydı neydi. indirime girsede alsam. :D

sıraaa geç kalmış birkaç resme geldi. bizim dijital fotoğraf makinesi sıkıntı yaratınca bilgisayara yükleyememiştim şimdi yükleyebildim bende hazır yüklemişken ekleyeyim dedim :) resimler çok eski değil 2-3 aylık. 
 migros'tan almıştım. hercail diye geçiyordu. hiç hercail yetiştirmedim ve hercailleride tomurcuklanarak büyüyen bir bitki diye biliyordum. halamda hercail değil bunlar deyince umudum kırıldı ve migros'a çok gıcık oldum. tabi ehrcail konusunda bilgim yok. hercailde olabilirler.
 fesleğenler :) mis gibi kokuyorlardı şuan bunlar kurumaktalar evin balkonunda. baharatlık değil kuruyorlar yani :D harika yetiştirmiştim ama çıkan bir rüzgardan dolayı bir tanesi penceremden aşağı düşmüştü. sonra hercaillerim ve diğer fesleğende düşmesin diye hepsini balkona götürdüm. orada da sanki bahçedeymiş gibi bitkileri hortumla sulayan HARİKA kardeşim sayesinde hercaillerim öldü(ben bu sebebe bağlıyorum. annem alakası yok desede.)(hortumla sulayanda Kerem değil onun bir büyüğü 6 ya geçen Ali.)
rahmetli hercailler :P ve bir kökleri çukurda fesleğenlerim :P 

neyse yazımıda şunu açıklayarak bitirmek istiyorum. zen hakkında bir yazı yazmıştım bi ara. budizmin bir dalı olduğunu ama benim bu ismi seçerken onunla alakası olmadığını söylemiştim. zen in bir anlamını daha öğrendim. Türkçe'de altın demekmiş :)

güzel ve çabuk büyüyen ayrıca önümüzdeki sonbahar ve kış mevsimini göz önüne alarak bana bir çiçek önerebilir misiniz? yine çiçek ekmek istiyorumda :)
tavsiye edebileceğiniz iyi bir yazar var mı? mümkünse kitaplarının dili basit olmasın. mesela tasvir yaparken kahverengi eski bir masaydı gibi yüzeysel tasvir yapmasın. birde kitabında uygunsuz sahneler bulunmasın; sıkıldım öyle yazarlardan çünkü. 

öyle işte~~

12 Temmuz 2012 Perşembe

Kimbap YUM YUMMM *-.*


evet sevgili okurlarım ^^ yine bir yemek yazısıyla karşınızdayım eheh kayıtlara bakıyorumda en son ocakta muffin yazımda yiyecek birşeyden bahsetmişim :) hmm bu yazımda kimbap denemem var ve bu ilk kimbap denemem. utanarak söylüyorum bu yazım da gecikmiş bir yazı -.- ilk kimbap denememden sonra 3-4 defa daha yaptım kimbap.. neyse bir dakka bir dakka tarife geçmeden düşüncelerimi söylemeliyim. olmazsa olmaz eheh :D düşüncelerim:
şunu söylemem gerekir yosun çok pahalı. sırf asya sevgim için feda ettim parayı :D neysem yosunu ilk yediğinizde pek sevmiyceksiniz bence tabi balıklarla aranız çok iyiyse bilemem. (eh yani anadolunun göbeğinde yaşıyorum habire balık yemiyorum bu sebepten ton balığı, hamsi, çipura tarzı balıklar haricinde yenilebilecek pek balık bilmiyorum) ama garanti veriyorum ya soya sosuyla yediğinizde ya da 3. yiyişinizde alışıyorsunuz :) içine ıvır zıvırı ne kadar doldurursanız o kadar lezzetli oluyor ayrıca :) uzatmadan geçiyorum diyecektim ama uzatmışım yaa :D şansına küs ahbap hala okuyorsun (>o<)

  !!kimbap!!
 Malzemeler:

 yosun
1 tane salatalık
2 yumurta
sosis
pirinç lapası(yukarıdaki hala lapa değil :D)
 (işte lapa :) )

(yosun. paketin içinde 50 yaprak var. balık gibi kokuyor.)
(asıl tarifte turşu kullanıyorlar ben turşu almamıştım. turşusu bulunmayanlar salatalığı yukarıdaki gibi kesin. sirke ve tuza yatırın biraz bekletin 10-15 dakika kadar.)
(yumurtaları çırpıp kızartın. uzunca kesin. sosisleri uzunca kesip kızartın.)
 (kimbapı rulo yapma zımbırtısını serin(migrosdan almıştım. heryerde bulunur galiba. amerikan servisliği mi ne öyle birşey diye satılıyor. paketsiz olanı almayın, hijyen :D). üstüne yosunu serin. dikkatlice pirinci kaşık yardımıyla dökün.ÖNEMLİ! pirinç sıcak olunca yosun eriyormuş haberiniz olsun!)
 (iç için olan malzemeleri yukarıdaki gibi üstüne dizin.)
(rulo yapıp dilimleyin. Afiyet Olsun :) )


olsada yesek~~

24 Ocak 2012 Salı

Princess Lilifee Muffin


(resimlere tıklatarak büyütebilirsiniz) geçen alışverişte gördüm süslemişler püslemişler bide pembe :D tam benlik şöyle bi üstüne baktım özelliklerine, nasıl olduğuna baktım güzele benziyor fiyatıda fena değil alıyım dedim :) pazar günü denedim  yapması eğlenceliydi :) içinden 12 tane süslü muffin kalıbı, yapıştırmalar, kreması ve kalpli süsleri çıktı bide un karışımı.. tadı çok güzel değildi, vasat diyebilirim :)  ama şu noktayı belirtmeliyim kreması kutudaki resimde ki gibi değil çok katı oluyor. eğer alırsanız biraz fazla suyla yapın.. bide şekerlimi diye un karışımının tadına baktım, şekerliymiş :)=  şeker eklemeyin sakın :D işte resimler.. :)

16 Ocak 2012 Pazartesi

Boş Vaktimde Röportaj Yaptım :P

alıverişte bi dergi aldım deniz kaplumbağaları hakkında sorular vardı onları kardeşime ve kuzenlerime sorup cevaplarını yazdım :D eğlenceliydi ama :D

Kerem:
erkek kardeşim
4 yaşında
yemek yemekten hiç hoşlanmaz
ele avuca sığmaz, dik kafalı :D bizim deyişimizle sıska horoz :)

Yasin:
kuzenim
5,5 - 6 yaşında
obur, abur cubura bayılır :D
sincaba benzer
küçük kungfu pandam :D

Mücahit:
kuzenim
7 yaşında
maaşallah zeka küpüm benim :)
hazır cevap 
koca gözlü sarı civcivim :)

SORU: Deniz kaplumbağalarının derisi neden incedir?
Kerem: Iıı~~ Bilmiyorum..
Yasin: Yahat yüzmesi için.
Mücahit: Suya girerken rahatlaması için bide rahat elini hareket ettirmesi için.
Asıl cevap: Bulamadım. ama fikir yürüttüm. rahat yüzebilmeleri için olabilir.

SORU: Deniz kaplumbağalarının gözleri neden pörtlektir?
Kerem: Yemek yedikleri için.
Yasin: pörtlek olduğu için.
Mücahit: gözleri büyük olmalı, bide bütün hayvanları görmeli, başka da mağaraları rahat görmeli.
Asıl cevap: deniz kaplumbağalarının gözlerinin kapanmasının tehlikeli olduğu yazıyor. nedeninden emin değilim.

SORU: Bir kaplumğanın kabuğu çok önemlidir neden?
Kerem: evine girmesi için(yani evi olduğu için)
Yasin: çünkü koykutucu bişiy olduyu için içine saklanıy.
Mücahit: korktuğunda içine girer, korkutucu şey gidince geri çıkar.
Asıl cevap: deniz kaplumğalarında kabuk, kemik gibidir. kalsiyum, vitamin, mineraller kabukta depolanır. kabuğun en önemli görevi kaplumbağayı korumaktır. kaplumbağanın içi; iç organı üstünde ince deri tabakası ve kabuk bulunur. eğer kabuk bulunmazsa iç orgaları ciddi manada zarar görür.

SORU: Deniz kaplumbağalarının yaşadığı denizler nasıl denizlerdir?

Kerem: habuz(havuz), karanlık yerler.

Yasin: şu(su). yem yerler, yem olmazsa ölürler(kendisi konudan koptu :D ).

Mücahit: okyanusda
Asıl cevap: deniz ve okyanusda yaşarlar :D mavi, derin, tuzlu felan :D ben soruyu biraz onlar için basitleştirmiştim :)

SORU: Deniz kaplumbağalarının sevdiği yiyecekler nelerdir?
Kerem: yemek. onların yemekleri
Yasin: jelibon
Mücahit: yem, kaplumbağa yemleri, okyanus yemleri, balık, yosun.
Asıl cevap: Denizanası, sünger, alg, denizçayırları ve kabukluları..

evet.. kısacık yaş çizgisi bile cevapları çok değiştiriyor :) mücahit yaşına göre bilmiş cevaplar veriyor, yasin biraz uyduruyor, kerem ise soruyu duyunca etrafından yardım isteyen gözlerle bakıyordu çünkü; yanlış cevap vermekten korkuyordu. mırın kırın ederek iki kelimeyi bir araya getirip cevaplar veriyordu :)

deniz kaplumbağaları hakkında bi kaç bilgi :)
200 milyon yıldan fazla gezegenimizdedirler ve bu zaman içerisinde çok değişmediler.
kabukları kaya kadar serttir, bu yüzden suya dalarken hiçbir zaman kabukları kırılmaz.
yiyecek bulmak için 2 bin km yol katederler. bunun anlamı çok fazla yüzmektir.


Cornish Rex, işte ilginç bir kedi türü :)
Kökeni: 1950'li yıllarda ingiltere'de, bir çiftlikte keşfedilmiş.

Fiziksel özellikleri: tüyleri son derece seyrek olur ve dalgalı postu, belirgin özellikleri arasında yer alır. yumurta şeklindeki kafası ve tüyleriyle uyum sağlayan renkteki gözleri bu ırka ayrıcalık katar.

Karekteri: her zmana oyuna hazır olan bu ırk, yalnız kalmayı hiç sevmez. sahibiyle kolaylıkla arkadaşlık kırabilir. tırmanmaktan ve zıplamaktan hoşlanır.

bi kaç şey :)
bugün okullar tatildi yarında öyle olur inşallah :)
trt okulda kore dizisi yayınlamaya başladı.. büyük hayaller cumartesi 22:15 trt okul :) birinci bölümü kaçırdım ama internetten izliycem :) önceden izlemeyi planlıyordum bu diziyi ama sıra gelmemişti iyi oldu böyle türkçe dublajlı ehehe :D