Yazılarımı okuduktan sonra yorum yapmayacak olsan bile yazımın hemen altındaki "okundu" butonunu işaretle olur mu :)

5 Kasım 2011 Cumartesi

CÜMLETEN KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!!! ^o^

bir kötü haber ve güzel neşeli bir yazıyla geldim önce yazıyı yazacağım kötü haber en sona önemini koruması için :)
kurban bayramı deyince aklıma klasik kurban bayramı kartı geldi :)
koç gribi :D her gördüğümde dahada çok gülüyorum bu resme :) kurban bayramı, ramazan bayramı ne kadar küçüklüğümde ki kadar beni heyecanlandırmasa da hoşuma gidiyor. çocukken belkide bayram hazırlığı stresi oladığı için hoşuma gidiyordu kim bilir :D belkide bayram uzun süre görüşemediğim akraba çocuklarıyla oyun oynamayı sağladığı, şeker ve paranın şahsi olarak en çok olduğu zamandı :D ve çok net hatırlıyorum babaannem ve dedemin hac hediyesi olan altın sarısı parlak bir çantam vardı ve bir bayram şart koşmuştum akşama kadar çok canım çekmediği sürece şeker yemeyeceğim ve çantamı ağzına kadar şeker dolduracağım :D gerçekten yapmıştım ama :D akşam eve geldiğimde ablamla(onunda aynı çantadan vardı) çantalarımızı yere boşalttık ve şekerleri yemeye başladık.. o kadar çok şeker yemiştim ki başım ağrıyor miğdem bulanıyordu :D ondan sonra bayramlarda fazla çikolata, şeker yemedim... galiba :D bayramlar çok güzel ama sadece çocuklar için.. pardonda yetişkinler suyunu çıkarıyorlar cidden öff öff on beş yaşıma geldim ve kadınların yanında oturmak zorunda kalıyorum yahu her yıl mı aynı soru sorulur -.-" 
-kaç yaşındaydın?
-on beş :)
-kardeşin?
-hayır o ablam :)
-haa :) pardon ablan :)=
-he he he(mecburiiiiiii)
-kaça gidiyorsun?
-dokuz
-??
-orta bir
-hmmm haa sen şunla(tanıdık birinin çocuğu) yaşıttın değil mi?
-evet :) (mecburi gülümseme)
yemin ederim aile büyüklerini ziyarete gidince hep böyle oluyor genelde ben ablamdan uzun olduğum için ben abla o kardeş sanılır, kırk defa usanılmadan yaş, okul, sınıf... anneme çocuk sayısı, anneannemin dedemin hali durumu felan filan <.< artık ben buna yetişkinlerin geyiği diyorum :D ama yalan mı :D 
ayrıca HALI SİLMEK ÇOK YORUCUU~~~ 
okulda son dersteydik. bağırdım kızlaaaaarrrr cümleten kurban bayramınız mübarek olsun!!!! bir iki kişi duydu sadece 5-10 dk sonra tekrar biraz ciyaklayarak KIZLAAAAARRRRR KURBAN BAYRAMINIZ ŞİMDİDEN MÜBAREK OLSUN!!!! taş çatlasa 5 kişi duydu -.-" onlar mı sağırlaştı yoksa ben bağırıyorum sanıyorumda bağırmıyor muyum O.o önemli sorulaaarrr :D neyse bu olay 5 kere felan tekrarladım sonunda YAV DUYMUYOR MUSUNUZ BENİ ŞİMDİDEN CÜMLETEN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN!!! dedim ve çoğunluk gülmeye başladı :D sonra kızlarla görüştüm sonrada çıktık okuldan öyle böyle çok hızlı geçen bol sayısal ders dolu sıkıcılık derecesi %50 olan bir gündü :)
HALI SİLMEK GERÇEKTEN ÇOK YORUCUUUU~~~T_T
neyse o can sıkıcı habere geldik cidden çok sinirim bozuldu bunu görünce <_<
national geographic kids dergisini almak için dergi reyonuna gittiğimde ablam farketti bu kapağı. sonrada buraya eklemek için resmini çektik..
başlığa dikkatinizi çekerim!! adanan hayat mı!? bir şey sormak istiyorum.. her gün o sofralarından eksik olmayan biftek, sosis, sucuk veya benzer etli yemekleri için gelen et toprakta mı yetişiyor? varsa öyle bir şey biri bana söylesin! dergiye paylaşa paylaşa neden dini bir şey paylaşıyorlar? neden ispanyadaki o şişlenen kan revan içinde kalan zavallı boğaları, kanada'da katledilen fokları ve balinaları, en önemlilerinden biriside duygusuz sömürü devletlerinin yaptıkları insan katliamı görülmüyor, NEDEN!! ermeni devletinin azerbeycan da, amerikanın ırakta, israilin filistinde yaptığı katliamlar.. daha örneğe gerek var mı? o kadar çok örnek varki canavarlaşan insanlar hakkında.. eleştire eleştire dinimizde farz olan kurbanı eleştiriyorlar. <.< üstelik tek suçumuz ne biliyor musunuz. tek suçumuz normalde basit hatta hiç önemsenmeyen basit bir yemek için kesilen hayvanların miktarının bilinmeyip müslümanların kurbanda kestiği hayvanların aşağı yukarı miktarının bilinmesi.. SUÇUMUZ BU! Allah'a adamış olmamız suç(!) önceden bu dergide yine sorunlar vardı darvin i savunuyordu ama yinede alıyordum çünkü çocuk dergisi güzel ve kaliteli dinle pek alakalı değildi ama bundan sonra isterseler darvin görüşünden vazgeçsinler almam bu dergiyi ne kids dergisini nede bu dergiyi... olayın ciddiyetine varıp bunu duyurmanızı rica ediyorum sizden. birde dikkatimi çeken bir ayrıntı var... bu derginin reklamını radyoda çok duydum, henüz televizyonda reklamını görmedim fakat radyoda sanki insanların hayatının adandığından bahsedermiş gibi söylüyorlardı veee en garibi ise tek bir haber kanalında bile bu derginin bu sayısını provoke edildiğini görmedim.. hiç hoş değil gerçekten....

bu can sıkıcı haberden sonra, herkese iyi bayramlar dilerim umarım bu kurban bayramını tatillerde değilde sevdiklerinizin yanında aynı bir çocuğun bayramdan aldığı zevkle geçirirsiniz ^^

16 Ekim 2011 Pazar

Zennn "(O.o)

hmm aslında bu nickim başında biraz saçma ve aslı olmayan bir nedenden dolayı seçmiş olduğum bir nick :D her yaptığım çizimim altında ve çoğu internet sitesinde kullandığım bir nick :) yani kısaca bazı yerlerde zennn diye tanınırım :] bazı arkadaşlarım bana zenna diyor ama siz demeyin onlarda demesin :D Türkçe gerçekten çok esnek yav :D  neyse işin aslına dönersek bu nicki ilk kullanma nedenim bazı yörelerde kürtçe Zeynep demek olmasıydı :) ama sonra araştırdığımda budizmdeki bi inancın 'zen' olduğunu öğrendim. doğrusu rahatsız oldumda diyemem :) çünkü bana göre çoğu din ve inaçta mantıklı en az bir düşünce vardır. belki siz öyle düşünmüyor olabilirsiniz ama diyorum ya: bana göre :) çoğu din ve inancı araştırırsanız birçoğunun sonradan aslından bozulduğu belli olur: budizm(konuyla alakalı olduğu için bu örneği veriyorum.) de buna bir örnek.. Buda, insanların kendisine tapmasını istememiş mesela.. insanlarda oluşan düşüncelerle günümüzde Buda'ya tapılır olunmuş.. bunların dışında budizm de benim hoşuma giden düşüncelerde var insanın iç huzura bulması, sakin olması, kendini tanımaya çalışması :) çoğu dinde islam ile alakalı bir kaç yer vardır çünkü; islam mantıklı düşüncelerle donatılmış bir dindir. herşeyin bir açıklaması vardır. mantklı bir açıklaması olmadanda ben hiçbirşeye hemen inanmam zaten :) olması gerekende bu değil mi? konuyu yine dağıttım yaa :D zen den bahsedeyim size biraz :)

Zen Nedir?

Zen yalnızca, derin bir ahenk içinde
Her tür çelişki içeren engin bir yaşam bilir.
Gece gündüz ile ahenk içindedir.
Mevcudiyet, yokluk ile ahenk içindedir.
Bu engin ahenk,
Bu eş zamanlılık Zen Manifestosu’nın özüdür.
Saygı ve sevgi içeren, hiçbirşeyi reddetmeyen, hiçbirşeyi kınamayan
Tek yaşam biçimi budur.

OSHO: ZEN MANİFESTOSU

 
Kar tanesi düşüyor
Derin sonsuz
Sessizlik…

Birbiri üzerine uzanır
Düşen yapraklar
Yağmur damlası
Yağmur damlasına çarpar

Düşmüş bir çiçeğin
Dala geri dönmesi mi?
O bir kelebekti.

İşte Zen bu...

Zen'in insanlık var olduğundan bugüne kadar farklı coğrafya ve toplumlarda farklı pratiklerle ortaya çıkmış olabileceğini söylemek yanlış olmaz. Kişi Zen’i anlayabilmek için kendisini ters çevirmeli alt üst etmelidir. Bu durumu anlatan çok güzel bir hikaye şöyle; Bir Profesör Zen’in ne olduğunu öğrenmek için bir Zen ustasını ziyarete gider. Usta Profesöre çay ikram etmek ister. Otururlar ve usta kendi fincanına çay koyduktan sonra profesörün fincanını doldurmaya başlar. Ancak fincan çay ile dolduğu halde usta çay dökmeye devam eder. Bir süre sonra Profesör dayanamaz ve "Artık doldu, daha fazla alamaz! der. Usta ise "Tıpkı sizin zihniniz gibi, zihninizi boşaltmadan size Zen’i nasıl öğretebilirim?der. Oysa batı dünyası insanların zihnini sürekli doldurmaları, karışıklık içinde her türlü bilgiyi beyinlerine istiflemeleri için sürekli çaba içindedir. 

kısa bir kaç zen hikayesi..
Ego

Öğrenci ustasına sorar:
Ego nedir?
Usta yüzünü buruşturarak öğrenciye dönüp,
"Bu ne kadar aptalca bir soru. Bunu sadece bir aptal sorabilir." der.

Öğrenci allak bullak olur, öfkeden kıpkırmızı kesilmiştir.
Usta gülümser ve şöyle der:
İşte ego budur!


Acıkınca Yerim, Susayınca İçerim

Bankei; Ryumon Tapınağı'nda öğüt verirken, Sevgi Budası adını dilden düşürmeme yoluyla kurtuluşa inanan bir Sinsshu rahibi, oradaki dinleyicilerin çokluğunu kıskanır ve kargaşa yaratmaya yönelir.

Mezhebimizin kurucusu, diye böbürlenir rahip, öyle doğaüstü güçlere sahiptir ki, ırmağın bir yakasında elinde fırça durmaktayken, yardımcısı karşı yakada bir kağıt tutarmış.
Öyle uzaktan, fırçayı değdirmeksizin kağıda kutsal yazılar yazarmış.

Sen yap da görelim, böyle bir mucizeyi!

Benim mucizem başka türlüdür:
Acıkınca yerim, susayınca içerim.  

aslına bakarsanız bu yazıları alıntı yaptığım sitedeki çoğu yeri alıntı yapmadım hoşuma giden yerleri alıntı yaptım. 'Neden' diye sorarsanız  zen birçok şeyi inkar ediyor; kutsal kitapalrı, Allah'ı, ölümlü olmayı(reenkarnasyona inanıyorlar) v.b.. büyük çoğunluğu inkar ve hiçe saymaya dayanıyor. üstelik hiçe saymaz diye başında yazdığı halde fakat zen aynı zamanda, insanın kendisini anlamasını söylüyor. insan kendisini anlarsa herhangi bir sıkıntı olmaz diyor.. ki bu gerekli birşeydir ve buna iç muhasebede diyebiliriz. kendinizi anlarsanız hatalarınızı düzeltmeye çalışırsınız :)

her ne olursa olsun benim nickimin amacı zen inancıyla uzaktan yakından alakalı değil çünkü o nicki seçmeden önce bütün bunları bilmiyordum :) ve yine her ne olursa olsun başka inançların bazı düşünceleri ne kadar mantıklı olursa olsun dinim İslam kitabım Kur'an nickim zennn :)

1 Ekim 2011 Cumartesi

Ben, lise ve uzun bir yazı..

Lise lise... hmmm.. hayalimdeki gibi değil aslında tam olarak ama kötü de diyemem :) okuldaki kızlar aşktan bahsetmekten vakit bulamıyorlar gibi geldi :( belki erkeklerle binalar ayrıdır diye bu kadar rahat konuşuyorlardır.. her lisede böyle mi acaba.. tamam güzel bir duygu olduğu söylenebilir ama sürekli bahsetmek artık alışkanlık olmuş gibi duruyor. ha hayalimdeki lise ortamı nasıl mıydı :D anlatayım: (öğretmenler iyi kötü anlatıyorlar onlara hayalimde yer vermemiştim ehehe :D ama memnunum hocalardan :)) arkadaş ortamında muhakkak ki Kore sever olması gerekir ki var aslında ama yakın arkadaş olarak seçtiklerim de pek seven yok :( neyse neyse.. işte çok iyi arkadaş olunmalı ve iyi ders çalışılmalı.. arkadaşların birbirini sürekli kopya için sıkıştırması hoşuma gitmiyor.. seçtiğim arkadaşlarda dersi en iyi olan Diyarbakırlı arkadaşımla benim ve sık sık 'ee sınavlarda kopya verirsin artık' diye sıkıştırıyorlar.. hoşuma gitmiyor. ben çalışayım onlar yatsınlar sonrada kopyayla sınavı geçsinler oh ne ala :( arkadaşlarımın telefon manyağı olması istemem.. buradaki arkadaşlarımın çok seviyor.. yav ne var o telefonlarda hala çözemedim. elin (pardon)şerefsiz oğluyla mesajlaşmak çok mu güzel, iyi, sevap bir şey :( ara ara uyarıyorum erkeklerle fazla haşır neşir olmayın diyorum ama pek takmıyorlar -.-" bir ara arkadaşlarımdan birisi demişti ki 'Zeynep senin bazen sağ tarafımdaki melek olduğunu düşünüyorum' hoş bir şey ama keşke biraz önem verseler dediklerime  :( neyse ya olmayan hayallerden bahsetmek gereksiz.. belki 10. sınıfa sınıflar karışınca istediğim ortamı yaparım. yanlış anlaşılmasın şimdiki arkadaşlarımı yine seviyorum iyi hoş kızlar ama bazı huyları hoşuma gitmiyor yoksa kesinlikle kötü insan değiller eğer öyle iseler de ben bilmiyorum ama sanmıyorum..


okulumda ilk en iyi arkadaşımı gördüm... ben 4. sınıfa kadar hiç yakın kız arkadaşım olmadı :D kızlar sürekli mızıkçılık yapıyor, ağlıyor küsüyorlardı.. ve benim küçükken sevmediğim halada sevmediğim özelliklerdir. belkide hep bu sebepten kızlarla değilde erkeklerle arkadaş olmuşumdur :D garip biriyim ben ya hehehe :) neyse ilk en yakın arkadaşım 4. sınıfta olmuştu. o kadar yakındık ki her sırrımızı birbirimizle paylaşır birbirimize oturmaya giderdik.. 6. sınıfta aramız bozuldu sonra.. sebepsiz yere :( halen o arkadaşımı çok seviyorum :( ama sırf şu vazgeçemediğim gururumdan kurtulsam da tekrar arkadaş olsak keşke.. gerçekten çok seviyordum iyi bir dostu, vardı onunda kötü yanları ama çokta iyi yanı vardı.. geçen onun beni gördüğünü fark ettim.. ee benim arkadaşımdı sonuçta onda da var aynı gururdan :D yazıyı okuyanlar sizce gidip barışayım mı onunla?


okul hakkında düşüncelerimi de yazayım bari :) okulumu sevdim ne kadar hayalimdeki kadar olmasa da güzel okul. disiplinli, eğitimi iyi ama sanki anadolu ve düzleri biraz ayırıyorlar.. mesela anadolular nöbetçi olmuyor düzler nöbetçi oluyor, anadolular 30 kişilik sınıflarda düzler 40-50, düzler bodrum katında oluyorlar ama anadolular en düşük zemin katta oluyorlar :( anadoluyum belki mutlu olmam gerekir ama onlara yapılan haksızlıktan dolayı rahatsız oldum..


öff bu aralar hep bardağın boş kısmını görür oldum.. kendimden rahatsız oluyorum. normalde en saçma salak durumda bile hep pozitifimdir ama kafama bir şey mi düştü benim yaa :D la la la çocuk olmak istiyorum tekrar o harika 4 yaşıma dönmek istiyorum... o hiperaktif gibi olan ağızı yırtılacakmış gibi gülümseyen, hoplayan zıplayan, ele avuca sığmayan çocuk olmak istiyorum.. büyüdükçe kafam karışıyor.. ERGENLİK!! ALLAH BELANI VERSİN! normalde ergenlikten uzak bir insanım :) anne ve babaya olan nefret, tembellik, hep damar şarkı dinlemeler, laf olsun diye hayattan nefret etmeler, gerçekten uzak tamamen duygu aleminde yaşamlar felan filan ben yaşamadım bunları..  sadece bazen fazla duygu kaplar halim hareketlerim değişir :D ne bileyim garibinde garibi biri olup çıkarım.. böyle durumlarda dahada fazla resim çizerim ama artık resim çizerken hep aynı tipleri çizmekten sıkıldım yaratıcı olamıyorum ilginç resimler çizemiyorum.. belki hep renksiz resim yaptığım içindir.. biraz farklı resim çalışmaları yapmak istiyorum.. 'ee istemekle olmaz dimi kalk çiz' :D yaparım inşallah :D  neyse sizin bu boş yazıyı okumanıza neden olduğum için özür dilerim.. aman ya okumasaydın ben mi zorladım :D neyse neyse neyseee sizi bu aralar takıntılı olduğum şarkıyla başbaşa bırakıyorum :D




NOT: her zaman böyle saçma konuşmam :) nadir olan bir durum :D hep böyle sıkıcı biriside değilimdir :) şen şakrak pozitif birisiyimdir :) hadi yazımı pozitife dönüşmüş birisi olarak bitireyim bariiii :D


19 Eylül 2011 Pazartesi

Lise Başlangıç Heyecanı -.-"

Liseye gitmiş, gidicek ya da en azından başlamış benim durumumu anlayanlar vardır herhalde :) eski okulumdan kurtulmanın mutluluğu lise stresiyle acayip bir duyguya dönüştü... liseye başlayana kadar eski okulum hakkında kabuslar gördüm işte orada okumaya devam ediyorum felan -.- okurken belki komik gelebilir ama gerçekten çok kötü bi duygu.. küçüklükten vazgeçemediğim bi huy okul heyecanı karın ağrısı miğde bulantısı :D  okulun ilk günü genelde küçük çocuklarda görülür ama.. :D neyse ilk günü atlatınca biraz daha iyi oluyor :) yengem küçük kuzenlerim(biri 1. sınıfa diğeri anasınıfına başladı) moral olsun diye dedeme okul eşyalarını gösterip harçlık aldırtmış moral olsun diye :D gerçektende işe yaramış doğrusu mutlu olmuşlar ve harçlıklarıylada kendilerine istedikleri birşeyler almışlar :) bende mi denesem acaba :P :D neyse okulumda ablam bana baya bi yardımcı oldu saolsun :) zaten ablam olmasa köşede şaşırmış saf saf oturuyor olucaktım.. normalde açık sözlü ve girişken olmama rağmen böyle durumlarda yardım edecek kimse yoksa dokunsanız ağlayabilirim çaresizlikten :D zayıf yanlarımdan birisi..  ilk günden gıcık olacağım tipi belirlemiş bulunmaktayım :D  arkadaş edindim sayılır.. ahh ahh kore sever bi arkadaş bulsam.. bi kişi buldum ama benim kadar fan değil T.T niye bu kadar zor arkadaş bulmak >.>  neyse yaa derslere başlayalım sınıfla kaynaşırım felan filan ama tam arkadaş olabileciğim birisi bulamıcak gibiyim... önceki okulumdaki yakın arkadaşım olmasa okul günleri geçmez zaten...  sınıfta yanlış tespit etmediysem dersleri en iyi olan kişi benim :) zaten ingilizcede genelde öyleydi elhamdülillah(fazla kendini beğenmiş olmayayım :D) burada yine ingilizcesi en iyi olan kişi benim  :) yerimi koruyacağım!!! :) okul maceralarımı buraya yazmayı planlıyorum :) 

ÇOK ÇALIŞACAĞIM!! AJA AJA FIGHTING!!

15 Eylül 2011 Perşembe

Onigiri Denemem 2 (3. de gelicek :D )

onigiri maceram devam ediyor :D daha bugün yaptım bu onigirileri :) daha güzel oldular ve daha çok benzediler bence :) bloğumda önceki onigiri denememi bulabilirsiniz :) yeni onigirim aynı tarifte ama daha güzeldi :) inşallah yosun alınca tekrar yapıcam ve okulada yapmay düşünüyorum onigiriyi :) lafı uzatmadan ben resimleri ekleyeyim isterseniz :)